29 Ekim 2011 Cumartesi

Behzat Ç. Zamana Karşı


Bu hafta vizyona giren tüm filmlerin ortak noktası; kategorileri kısmında "aksiyon" kelimesinin bulunması. Filmlerin türü aksiyon gerilim veya aksiyon komedi ya da aksiyon polisiye.. Bu filmlerin ikisi yerli, ikisi de yabancı yapım. Ben önceliğimi aksiyon gerilim ve aksiyon polisiye türünde olan filmlere verdim.
                  
Vakit nakittir. Aslında Zamana Karşı / In Time'ın çıkış noktası bu cümle diyebiliriz. Öyle bir dünya düşünün ki para yerine hayatınızdan dakikaları veya saatleri kullanıyorsunuz. Ve bu süre sıfıra vurduğunda hayatınız sona eriyor. Önümüzde iyi bir konu, sağlam bir hikaye duruyor. Ama bu ilgi çekici konu, saçma sapan diyaloglar ve gereksiz sahnelerle birlikte harcanıyor ve heba oluyor. Kısaca; çok daha iyi olabilecekken, filmi aşağıya çeken bir senaryo aktarılmış perdeye.
                       

23 Ekim 2011 Pazar

Salgın Yayılıyor !!



Bu hafta yine birbirinden farklı beş yeni film gösterime girdi. Bunların içinde Salgın / Contagion ise yönetmeni ve kadrosu ile öne çıkan bir yapım.
  

Yönetmen Steven Soderbergh'i Trafik filmi ile Oscar aldıkta sonra daha iyi tanır olduk. Yeri geldi yıldız oyuncusu bol, yüksek bütçeli filmlere imza attı, yeri geldi 2 haftada çektiği düşük bütçeli, bağımsız filmler ile anıldı. Sonuçta filmografisi bayağı zengin bu yönetmenin kendine ait bir tarzı var ve belli bir hayran kitlesine sahip.
     

Salgın'ın kadrosu da çok zengin. Matt Damon, Gwyneth Paltrow, Kate Winslet, Jude Law, Laurence Fishburne, Marion Cotillard, Jennifer Ehle gibi çoğu Oscar ödüllü bir sürü oyuncu bu filmde bir araya geliyor. Hikaye sadece bir kişi etrafında dönmediği için tüm bu sayılan isimler başrol kabul edilebilir. Her birinin çok fazla rolü olmasa da kısıtlı zamanda başarılı performanslara imza attıklarını söyleyebilirim.
  

Yazımın bu kalan kısmını eğer filmi izlediyseniz veya izlemeyi düşünmüyorsanız okumanızda fayda var çünkü sürprizi(!) bozacak kısımlar içeriyor ilerleyen satırlarda. Eğer filmi izlemeye niyetliyseniz afişler arasındaki kısmı atlayıp direk son paragrafa geçebilirsiniz.

17 Ekim 2011 Pazartesi

Paris'te Bu Gece Yarısı Hayat Bana Güzel


Bu hafta vizyona giren filmlerden bir çoğu, daha önceden duymuş olduğum ve izlemek için sabırsızlandığım yapımlardan oluşuyordu. Eskiden her hafta bir-iki film vizyona girerken, şimdi ise bu sayı beş-altılara çıkmış durumda. Yarı profesyonel sinema eleştirmeni olarak yapmam gereken, hemen hemen tüm filmleri izlemek ve buna ciddi bir vakit ayırabilmek, farkındayım.. Sadece vakit değil ciddi bir bütçeyi de kapsıyor bu durum. Evde dolan taşan harddiskler haricinde orjinal DVD ve Bluray'lerimin değeri binlerce TL olmuş durumda. Sağolsun bu durumda imdadıma Kent Meydanı Avşar Sinemaları yetişti. Eleştirisini yapacağım filmleri davetlileri olarak izleme şansı sundular bana.. Böyle bir teklif her sinema severin isteyipte bulamadığı cinstendi. Evimin konforunda salonlar, dev perdeler, 9 ayrı seçenek..
                  

14 Ekim 2011 Cuma

Aynı Ama Farklı Bir Gün



Sabah uyanırız.. Saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri kovalar ve bir bakmışız akşam olmuş. Böylece bir günü daha geride bırakmış oluruz. Peki o günde yaşananlar ne olur? İnsanın hafızasında, anılarının içerisinde bir yer edinir kendine yüksek ihtimal. Ve hayat tüm hızıyla devam eder..
                
Tam bir ay önce raflarda kaybolmuşken bu kitap gözüme çarptı. Yazar David Nicholls'un kitabı Bir Gün / One Day o ihtişamlı kapağı ile duruyordu. Kapakta öpüşen genç bir çift, içerik hakkında az çok bilgi verir nitelikteydi. 20 yıl ve 2 insan.. Her yılın aynı günü, 15 Temmuz.
                 
Kitabın arkasındaki olumlu eleştirileri de okuyunca hemen satın aldım. Filmin Türkiye vizyonuna bir kaç hafta vardı ve filmden önce kitabı bitirmeye niyet ederek okumaya başladım.

6 Ekim 2011 Perşembe

Çılgın Aptal Aşk



Cinetech Korupark Sinemaları ve Warner Bros. Türkiye tarafından 5 Ekim 2011 Çarşamba gecesi düzenlenen Çılgın Aptal Aşk / Crazy, Stupid, Love filminin özel gösterimine bende katıldım. Öncelikle Cinetech Korupark Sinemaları'nda çalışan tüm personele ilgi ve alakalarından dolayı teşekkürü bir borç bilirim. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen bu etkinlik herşeyden önce çok iyi planlanmıştı. Kompleksin en büyük salonunda yapılacak gösterim için gişeye geldiğimizde beklemeden, adımıza ayrılmış yerlerimizi gösteren davetiyelerimizi almıştık. Pesonelin de etkinlik çerçevesinde giydiği, filmin afişinin ve isminin yer aldığı t-shirtler, şanslı katılımcıların koltuklarının altına önceden yerleştirilmişti. Bize düşen bir tek, rahat koltuklarımıza kurulup filmi izlemek kalmıştı.
                    

Daha afişine bakarken bile beklentileri yükselten Çılgın Aptal Aşk, kadrosu ile ön plana çıkıyor. Komedi ustası Steve Carell, daha önce 3 defa Oscar'a aday olmuş Julianne Moore, Oscar ödüllü Marisa Tomei, son zamanlarda isimlerini sıkça duyduğumuz genç kuşak oyunculardan Ryan Gosling ve Emma Stone.. Hepsi bu filmde buluşmuş. Oyunculardan bahsetmişken filmdeki oyunculukların gerçekten çok iyi olduğunun altını çizmek isterim. Tüm kadro dozunda bir oyunculukla, çok doğal ve başarılı performanslara imza atıyorlar. Karşılıklı sahnelerde uyumlar müthiş.
              

3 Ekim 2011 Pazartesi

Ekim Vizyonu


Son baharın kendini hissettirdiği şu günlerde sinemalardaki hareketlilik de yeni sezonla birlikte son sürat devam ediyor. Türk sinemasının bu yaz verdiği mola da bu ay tamamen sona eriyor diyebiliriz. Büyük bütçeli Hollywood filmleri birbiri ardına vizyona girerken, şanslı olan bağımsız yapımlar da beyazperde de boy gösterecek bu ay. Avrupa filmlerinin yaz boyu vizyon şansı görmesi, yenilerinin de ancak önümüzdeki yaza kalacağına bir gösterge maalesef. Gelin bu ay vizyona girecek filmlerden öne çıkanlarını beraber inceleyelim.

2 Ekim 2011 Pazar

Aslan Kral Tekrar Bizimle



1994 yazında Amerika'da vizyona girdiğinde tarihin en çok hasılat yapan, elle çizim animasyon filmi ünvanını alacağını kimse tahmin etmiyordu. Tam 8 ay sonra tarihler 20 Ocak 1995'i gösterdiğinde, sömestr tatilinde, Türkiye'de konuşulan tek film Aslan Kral / The Lion King 'ti. Büyük küçük herkese hitap eden bu film, ülkemizde de belli bir seyirci kitlesine ulaşmıştı. Şimdi aradan tam 17 yıl geçti ve aynı Aslan Kral, 90 sonrası ve 2000 jenerasyonu için bir kez daha vizyona girdi. Hem de büyük bir yenilemeden geçerek ve 3 boyutlu olarak..

                
Aslan Kral'ı ilk kez sinemada izlediğimde daha 10 yaşındaydım. Beni en çok etkileyen filmlerden biriydi. Nitekim içinde bulunduğum büyük sinema salonu ağzına kadar doluydu ve izleyen herkesin çok beğendiğinden şüphem yoktu filmi. Şimdi 27 yaşındayım ve hem nostalji olsun hem de yenilenmiş halini görmek için arkadaşlarımla soluğu Aslan Kral (3D) 'da aldık.