3 Ekim 2011 Pazartesi

Ekim Vizyonu


Son baharın kendini hissettirdiği şu günlerde sinemalardaki hareketlilik de yeni sezonla birlikte son sürat devam ediyor. Türk sinemasının bu yaz verdiği mola da bu ay tamamen sona eriyor diyebiliriz. Büyük bütçeli Hollywood filmleri birbiri ardına vizyona girerken, şanslı olan bağımsız yapımlar da beyazperde de boy gösterecek bu ay. Avrupa filmlerinin yaz boyu vizyon şansı görmesi, yenilerinin de ancak önümüzdeki yaza kalacağına bir gösterge maalesef. Gelin bu ay vizyona girecek filmlerden öne çıkanlarını beraber inceleyelim.

                
1994 yılında vizyona girdiğinde büyük küçük herkesin gönlünü fetheden oscarlı animasyon Aslan Kral / The Lion King, yenilenmiş 3D görüntüsü ile ev sinemasına çıkmadan önce beyazperdeye uğruyor. Disney’in en çok hasılat yapan filmlerinden biri olan Aslan Kral’a yeni nesil çocuklarında ilgi göstereceği şüphesiz. 15 yıl önce izlemiş bizlere de iyi bir nostalji yanında, güzel bir görsel şölen olacaktır. Aslan Kral 3D, 30 Eylül’de sinemalarda.
                 
Bağımsız sinema denince akla gelen ilk isimlerden biridir Woody Allen. 64. Cannes Film Festivali açılışında gösterilen son filmi Paris’te Gece Yarısı / Midnight in Paris, bir aksilik olmazsa 30 Eylül’den itibaren sınırlı bir gösterim şansı bulacak ülkemizde. Woody Allen hayranlarının ve “sanat için sinema” çerçevesinden bakan sinema severlerin kaçırmayacağı bu film, Fransa First Lady’si Carla Bruni’yi de kısa bir rolde kadrosunda barındırıyor. Klasik Woody Allen filmlerinde olduğu gibi, zengin bir oyuncu kadrosuna sahip filmin konusu için; iş için Paris’e gelen bir ailenin romantik ve yer yer komik macerası diyebiliriz.
                  
Eğer ismine Türk rotüşü gelmezse Çılgın Aptal Aşk / Crazy Stupid Love, bu ay vizyona giren başka bir romantik-komedi. Senaryosu basit ve klasik Hollywood tarzı romantik komedilerden biri olan filmde Steve Carell, Ryan Gosling, Julianne Moore, Emma Stone, Marisa Tomei, Kevin Bacon gibi isimler var. Eleştirmenlerden de geçer not aldığını not düşmekte fayda var. Türün fanatiklerini memnun edecek, fazla bir şey beklemeden izlenmesi gereken “çerezlik” bu film, 7 Ekim’den itibaren sinemalarımızda olacak.
                   
Romantik komedilerden başlamışken 14 Ekim’de vizyona girecek olan bağımsız yapım Bir Gün / One Day ‘i atlamak olmaz. Geçtiğimiz sene Aşk Dersi / An Education ile adından söz ettiren Danimarkalı yönetmen Lone Scherfig’in yönettiği film, David Nicholls’un aynı adlı eserinden beyazperdeye uyarlandı. Senayoyu da yazarın kendisinin kaleme aldığı filmin başrollerini Anne Hathaway ve Jim Sturgess paylaşıyor. Kitabın, ülkemizdeki raflarda da yer aldığı şu günlerde, One Day için orta karar bir Amerikan filmi demek yanlış olmaz.
                          
14 Ekim’de vizyona girecek iki “remake” yani yeniden çevrim film var. İlki 3 boyutlu Barbar Conan / Conan the Barbarian. Amerika’da Ağustos ayında vizyona giren ve gişede yapımcısını epey zarara uğratan film, eleştirmenlerce de beğenilmemiş bir yapım. İkincisi ise bir sinema klasiği olan John Carpenter’ın 1982 yapımı The Thing’in yeni versiyonu. Aslında "prequel" yani ilk filmin öncesinde geçen bir hikaye. Her ne kadar orjinal filmle aynı ismi taşısa da bakalım bu yeniden çevrim Şey / The Thing’in akıbeti de diğer remake filmler gibi mi olacak, film vizyona girdiğinde göreceğiz.
                            
21 Ekim haftasında öne çıkan filmlerden ilki Salgın / Contagion. Matt Damon, Kate Winslet, Jude Law, Gwyneth Paltrow gibi isimleri kadrosunda barındıran filmin yönetmeni Oscar Ödüllü Steven Soderbergh. Eleştirmenlerden tam not alan filmin konusu, adı üzerinde, hızla yayılan ölümcül bir virüs ve bunu durdurmaya çalışan medikal ekibin mücadelesi şeklinde özetlenebilir. Steven Soderbergh’in kendine has anlatım tarzına sahip filmin türü aksiyon, bilim-kurgu, gerilim. Haftanın ikinci filmi ise şimdiden bir korku klasiği olmuş Paranormal Activity serisinin 3. filmi. Bu sefer ilk iki filmin öncesine giden filmde, Katie ve Kristi’nin çocukluk kayıtlarına, olayların başlangıcına tanık oluyoruz. Fragmanı ile insanı koltuğuna çivileyen filmin aynı etkiyi yine son 15 dakika da mı yapacağını, ancak filmi izledikten sonra anlayacağız.


                  
Ekim ayının son günlerinde vizyona girecek olan ve Türk izleyicinin aylardır beklediği iki yerli yapım; Anadolu Kartalları ve Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm, bir çok salonu kapatacak görünüyor. Aynı hafta başrollerini Justin Timberlake ve Amanda Seyfried’ın paylaştığı, ilginç konusu ile dikkat çeken bilim-kurgu / gerilimi Zamana Karşı / In Time da muhtemelen küçük salonlarda gösterim şansı bulacak. Daha önce Savaş Tanrısı / Lord of War ‘u hem yazıp hem yöneten, Truman Show ve Terminal gibi filmlerin senaryolarını kaleme alan Andrew Niccol’un bu son filmi In Time’ın, büyük beklentiler yarattığını belirtmeden geçmeyelim.


Cumhuriyet Bayramı’nız şimdiden kutlu olsun ve bol film / sinema dolu bir ay dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder