14 Ekim 2011 Cuma

Aynı Ama Farklı Bir Gün



Sabah uyanırız.. Saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri kovalar ve bir bakmışız akşam olmuş. Böylece bir günü daha geride bırakmış oluruz. Peki o günde yaşananlar ne olur? İnsanın hafızasında, anılarının içerisinde bir yer edinir kendine yüksek ihtimal. Ve hayat tüm hızıyla devam eder..
                
Tam bir ay önce raflarda kaybolmuşken bu kitap gözüme çarptı. Yazar David Nicholls'un kitabı Bir Gün / One Day o ihtişamlı kapağı ile duruyordu. Kapakta öpüşen genç bir çift, içerik hakkında az çok bilgi verir nitelikteydi. 20 yıl ve 2 insan.. Her yılın aynı günü, 15 Temmuz.
                 
Kitabın arkasındaki olumlu eleştirileri de okuyunca hemen satın aldım. Filmin Türkiye vizyonuna bir kaç hafta vardı ve filmden önce kitabı bitirmeye niyet ederek okumaya başladım.

14 Ekim cuma günü film vizyona girdi ama ben hala kitabı okumayı bitirememiştim. Hatta bitirmek bir yana, anca yarılamıştım. Ama merakım daha ağır bastı ve soluğu Kent Meydanı Avşar Sinemaları'nda aldım. Kitap uyarlamalarına karşı her zaman daha objektif yaklaşmaya çalışırım. Sonuçta 500 sayfalık kitabı 100 dakikalık bir filme sığdırmak teknik olarak da mümkün değildir. Kitaplarda daha çok hayal gücümüz devreye girdiği için en mükemmel görüntüyü canlandırırız okurken ve bunu yönetmenin perdeye yansıtışı çoğu zaman hayal kırıklığı yaratır. Bu filmi izlerken "iyiki kitabın kalanını okumamışım daha" dedim kendi kendime. 
                
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Bir Gün'ün senaryo yazarı, kitabın da yazarı olan David Nicholls. O yüzden konuya daha hakim ve önemli detayları barındıran bir senaryoya imza attığını rahatlıkla söyleyebilirim. Yönetmen koltuğunda da geçen yıl Oscar adayı olan Aşk Dersi / An Education'dan hatırlayacağımız Danimarkalı yönetmen Lone Scherfig var. Başrol oyuncuları ise Anne Hathaway ve Jim Sturgess.                    
Oyunculuklardan bahsedecek olursak tüm kadronun çok başarılı performanslar sergilediğini söyleyebilirim. Anne Hathaway, çakma ingiliz aksanına rağmen kesinlikle batmıyor. Jim Sturgess ile birbirlerine çok yakışmışlar ve kimyaları tutmuş. Gerek arkadaş olarak gerekse çift olarak doğallıkları ve sempatiklikleri ile karakterlerine çok rahat büründükleri apaçık ortada. En son Arkadaştan Öte / Friends With Benefits filmindeki çılgın anne olarak izlediğimiz ve bu filmde daha farklı bir anne portresi çizen Patricia Clarkson, kısa ama etkileyici oyunculuğunu bir kez daha konuşturuyor. 
                  

Filmin / Kitabın konusu iki kişi etrafında dönüyor. Esas kız Emma ve esas oğlan Dexter. İlk 1989 yılının 15 Temmuz'unda, mezuniyetlerinde rastlıyoruz onlara. Geçirdikleri bir gece, bundan sonraki 20 yıl boyunca sürecek olan ilişkilerinin başlangıcı oluyor. Gerek kitapta gerekse filmde her yılın 15 Temmuz'undaki hayatlarına tanık oluyoruz biz. Romantik komedi olarak Bir Gün'ü, diğer filmlerden farklı kılan özelliği de bu. 
                   
Film, kitapla paralel ilerliyor. Sadece yarısını okumuş olmama rağmen tamamının öyle olduğunu tahmin ediyorum şuan. İyiki de öyle denk getirmişim çünkü ikinci yarı tamamen sürpriz şeklinde ilerledi benim için. Filmin diyalogları da kitap gibi eğlenceli. Belki kahkaha attırmıyor ama yüzleri sürekli gülümsetiyor. Ekrandaki arkadaşlığa baktıkça insan sürekli sevgili olarak ne kadar yakışacaklarını düşünüyor Em ile Dex'in. Film belki klasik gibi görünse de gerek işleyişi gerekse akışı ile farklılık yaratıyor. Zaman zaman çok etkileyici moda girebiliyor. Hatta anlık şoka(!) bile sokabiliyor. Böylelikle seyirciyi de (aynı kitapta olduğu gibi) içine alıyor film. İyi bir filmin, iyi bir ekiple çıktığı bir kez daha ispat ediliyor. Eleştirmenleri de ikiye bölen bu yapımı ya sevecek ya da nefret edeceksiniz.
                        
Kısaca yeni bir Love Story duruyor önümüzde. Belki kendinizden de parçalar bulabileceğiniz, geçmişinize kısa bir yolculuk yapmanıza vesile olacak bu filmi izlemenizi tavsiye ederim. Türün fanatiklerinin ve sevgililerin kaçırmayacağı bir gerçek. İster kitabını okumuş olun ister olmayın, bu filme ayıracağınız vakte de değecek. Etkileyici ve başarılı.. 

(8.5 / 10)
                  
            



1 yorum:

  1. Erman`cim tesekkurler... o kadar guzel yazmissin ki bir an once seyredesim geldi:) ilk firsatta mutlaka izliycem. Londra`dan sevgilerimle..... xxx

    YanıtlaSil