24 Aralık 2011 Cumartesi

Görevimiz Çok Tehlikeli



Görevimiz Tehlike'nin 70'li yılların unutulmaz dizilerinden olduğunu bilmeyen yoktur herhalde. 1996 yılında Brian De Palma'nın yönetiminde beyazperdeye transfer olan dizi, başrole Tom Cruise'u taşımıştı. Zekice yazılmış senaryosu ile dikkat çeken film, görsel olarak da göz dolduruyordu. İlk filmden 4 yıl sonra daha fazla aksiyon sahneleri ile kendinden söz ettiren John Woo yönetimindeki 2. film, bundan da 6 sene sonra Ethan Hunt'ın daha insancıl yönlerine ve aile yapısına yönelen ama yine aksiyonu bol J.J. Abrams'ın yönettiği 3. film vizyona girdi. İlerleyen yaşına rağmen görüntüsünde pek bir değişiklik olmayan Tom Cruise, bu seri ile özdeşleşti resmen. Bir yandan başrolde yer alırken, diğer yandan tüm serinin yapımcılığını da üstlendi. Ve her seferinde Paramount Pictures'ın kasalarını doldurmayı becerdi.
Çekimlerinden tutun da post prodüksiyonuna kadar her anı haber olan ve serinin fanatiklerinin sabırsızlıkla beklediği dördüncü film, nihayet 2011'in bu son günlerinde vizyona girdi. Başrolde Ethan Hunt olarak tabii ki Tom Cruise'u bir kez daha izliyoruz. Yönetmen koltuğunda ise Disney / Pixar'ın muhteşem animasyonları İnanılmaz Aile, Ratatuy gibi filmleri yönetmiş oscarlı Brad Bird oturuyor. Aslında aynı türün animasyon versiyonuna alışık olan yönetmenin ''gerçek'' anlamdaki bu ilk filminde, beklentileri karşılayan sahnelere imza atarak, işin altından ustalıkla kalktığını söyleyebilirim.
                            
Konu aslında basit ve serinin diğer filmlerindeki gibi.. Bu sefer nükleer savaş çıkartmaya çalışan terörist bir grubun peşine düşen Ethan Hunt ve takımı, Rusya, Dubai ve Hindistan hattında soluk kesen maceralara imza atıyorlar. Senaryo için 'müthiş' denemese de vasat hiç denemez. Zaten bir aksiyon filmi senaryosundan neler beklenir? Bol bol yürekleri ağıza getiren sahneler, kovalamalar, atlamalar, zıplamalar, patlamalar.. Bu açıdan bakarsak eğer, klişe sahnelere ilave epey orjinal aksiyon sahneleri olduğunu söyleyebilirim. Bu arada konu olarak değil ama karakter olarak 3. filmle bağlantı olduğunu da atlamamak lazım. Görevimiz Tehlike 4'ün orjinal ismi Mission Impossible: Ghost Protocol. Filmin içinde de geçen 'Ghost Protocol' Ethan Hunt ve ekibinin bir nevi içine düşürüldükleri durum. Kremlin komplosu ile bölümleri (IMF) kapatılan takım, bir yandan bu teröristleri durdurmaya, diğer yandan da kendilerini aklamaya çalışıyorlar.
                       
Sahnelerin çok iddialı olduğunu az çok tahmin ediyorsunuzdur. Filmin reklamı için aylar öncesinden yayınlanan, Dubai'de, dünyanın en yüksek binasının tepesinde yapılan çekimler bunun en açık örneği. Heyecan dozu yüksek, yürekleri ağıza getiren aksiyon sahnelerinden bolca mevcut. Kremlin Sarayı'nın havaya uçtuğu ve kum fırtınasının olduğu kısımlar çok etkileyici. Tüm gerilim ve aksiyona rağmen küçük espriler de atlanmıyor filmde. Filmi görsel açıdan bir adım öteye taşıyan; Imax kameraları ile çekilmiş olması diyebilirim. 
                                      
Kadroda öne çıkan yeni isimlerle beraber önceki filmden de hatırlayacağımız simalar mevcut. Oyunculuklar yapay değil ama filmin türü gereği ahım şahım bir oyunculuk gerektirmediği de ortada. Tom Cruise'un bir çok aktörün aksine, çoğu sahnede dublör kullanmaması, takdiri hak ediyor. Özellikle özel hayatı ile büyük bir düşüşte olan 50 yaşındaki aktörün son çırpınışları denilse de Ethan Hunt olarak karizması hala yerinde. Millennium serisinin İsveç versiyonu sinema filmlerinde başrolde oynayan oyuncu Michael Nyqvist, bu filmin baş kötüsü. Karakterin tam olarak ifade edilememesi ne yazıkki senaryonun eksikliğinden kaynaklanıyor. Bunun haricinde diğer karakterleri özellikle aksiyona dayalı sahneler ile öne çıkaran film, gayet başarılı.
             
Aksiyonun klişelere dayandırıldığı sahneler bu filmde de mevcut. Artık bunlar da aksiyon filmlerinin olmazsa olmazları olmuş durumda. Önceki üç filmde de yer alan, klasikleşmiş veya 'kendini tekrar eden' diyebileceğimiz sekanslar tabii ki bu filmde de var. Deli gibi dövüşüp, ordan oraya düşen ve çarpan adamlara pek bir şey olmamasına alıştık artık. Hemen hemen tüm Görevimiz Tehlike filminde gördüğümüz maske olayı, yukarıdan sarkmalar, binaların tepelerinde cirit atmalar, vs.. Hepsi bir şekilde filmin içinde yer alıyor. Ama bu durum asla rahatsız etmiyor. Çünkü filme bir kez kapıldınız mı, soluksuz bir şekilde, sonuna nasıl geldiğinizi anlamıyorsunuz. 3. filmde yönetmenle de alakalı olarak uzatılmış bir 'Alias' bölümü tadına bürünen seri, 4. film ile tekrar tempoyu arttırıyor.
     
Sonuç olarak tam sinemada izlenilmesi gereken bir aksiyon,macera ve gerilim filmi MI4. Türün fanatiklerinin beğeneceği ve beklentileri fazlasıyla karşılayan bir yapım var önümüzde. Genelde devam filmleri, düşen bir grafik izler ama Görevimiz Tehlike'nin devam filmleri yükselen bir eğride devam ediyor. Sağlam bir aksiyon filmi izlemek isterseniz ve Görevimiz Tehlike serisini izlemişseniz, bu filmi kesinlikle kaçırmayın derim. (8.5/10)

                         

Sadece İstanbul'da ve Ankara'da bulunan AFM IMAX Sinemaları'na yolunuz düşerse eğer, bu filmi asla pas geçmeyin. Çünkü sadece bir film izlemiyor IMAX deneyimi yaşıyorsunuz. Bu Imax deneyiminin tek eksik yanı ise 3 boyutlu olmayışı. Ama 6 katlı bina yüksekliğinde Türkiye'nin en büyük ekranlarında, müthiş bir ses sistemi eşliğinde filmin yani aksiyonun tam içine çekiliyorsunuz. Özellikle Dubai'deki sahnelerin IMAX ekranında 10 kat daha etkileyici olduğunu belirtmekte fayda var. Aslında tamamen yeni bir başlık altında incelenebilecek bir konu Imax. Sloganından da anlaşılacağı üzere; IMAX: Think Big..
     


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder