31 Ocak 2012 Salı

Berlin Kaplanı Gala Notlarım


Zaman ne çabuk geçiyor.. Daha dün gibi gelmesine rağmen tam bir hafta olmuş Berlin Kaplanı filminin galasına gidişimiz. Ve yine böyle soğuk bir salı akşamıydı...
     
Galaya, Best FM'de her gün 10:00 ile 12:00 arasında yayın yapan arkadaşım Arzu ile gittik. Kendisi geçen yıl Eyyvah Eyvah 2'nin galasına da gitmişti ve bana o galada olanları anlatmıştı. Sonuçta büyük bir filmin galası bekleneceği üzere çok kalabalık olacaktı. Ve bizim tek derdimiz biran önce şu filmi izleyip herkesten önce film hakkında fikirlerimizi sunabilmekti.

Öncesinde Kanyon'daki Kitchenette'te pizza yiyip şarap içtik. Bu esnada her zamanki gibi geyik ve muhabbetin alasını yaptık. Bir ara o kadar çok güldük ki gözlerimden yaşlar aktı resmen. Eminim yan masada oturanlar merak etmiştir; iki deli ne konuşuyorlar da bu kadar gülüyorlar acaba diye. Ama her zamanki hallerimizdi bu. Sadece normalden daha şıktık orası ayrı konu.          

25 Ocak 2012 Çarşamba

Berlinli Ayhan Kaplan


Ata Demirer'in son filmi Berlin Kaplanı'nın Kanyon Cinebonus Sinemaları'nda yapılan galasına bende katıldım. Bir çok ünlü isimle beraber kompleksin en büyük ve en güzel salonunda izlediğimiz bu film, aynı Eyyvah Eyvah serisi gibi bir kahkaha şöleni. Gala notlarını bir başka yazıya bırakarak, tüm Türkiye'de herkesten önce izlediğim bu filmi yine herkesten önce yazıyorum burada..
                  
Eyyvah Eyvah 2 ile çıtayı iyice yükselten Ata Demirer için zorlu bir sınavdı Berlin Kaplanı. Çünkü geçen yılın en başarılı filmine imza atan komedyen, beklentileri de iyice yukarı taşımıştı. Geçen ay Berlin Kaplanı'nın fragmanını izlediğimde maalesef o elektriği alamamıştım. Negatif bir yaklaşım ile iyi bir komedi olacağını düşünmüyordum. Nitekim salona girerken arkadaşım Arzu ile durumu irdelemiş, beklentimi en alt seviyede tutarak koltuklarımıza geçmiştik.

23 Ocak 2012 Pazartesi

Ejderha Dövmeli Kız (US Versiyon)



Ben bu kitap okuma ve filmini izleme işini iyice çözdüm. Bundan sonra filmini izlemeyi düşündüğüm kitabı sadece yarım olarak okuyacağım, filmi izledikten sonra da kitabı bitireceğim. Nitekim Bir Gün / One Day filminde bu taktik başarı ile sonuçlanmıştı. Şimdi Ejderha Dövmeli Kız / The Girl With The Dragon Tattoo içinde aynısını yapıyorum.

Steig Larsson'un çok satan Ejderha Dövmeli Kız romanı daha Türkiye'de basılmadan önce arkadaşım DJ Arzu bahsetmişti uzun uzun. Bir kitap hakkında bu kadar olumlu bir eleştiri dinlememiştim kendisinden daha önce. Ben orjinalini alana kadar zaten Türkçesi raflarda yerini almıştı. Hemen satın aldım kitabı.. Büyük bir heves ve merakla okumaya başlamıştım ama tam yarısındayken ne olduysa kitabı kaldırdım ve bir daha devam etmedim. O sırada üçlemenin diğer kitapları çıktı, onları da aldım ve yerleştirdim kitaplığıma. Bu sırada İsveç yapımı filmler sırayla vizyona girdi, izlemedim. Çünkü Amerikan versiyonunu David Fincher yönetecekti ve ben, bu film tamamlanana kadar Ejderha Dövmeli Kız'a bir mola vermiştim.                       

9 Ocak 2012 Pazartesi

Arzu Çağlan ile Filmler Hakkında


Soğuk ve puslu bir İstanbul günü daha.. Dışarıda yağmur resmen bardaktan boşalıyor (yandaki fotoğrafın aksine) ve bu havaya rağmen Arzu ile artık gelenekselleşmiş diyebileceğim buluşmamıza doğru gidiyorum. Her buluşmamızda ana konumuz filmler ve diziler oluyor. Daha sonra gezi / seyahat, güncel olaylar, vs. şeklinde dallanıp budaklanıyor ve anlamadan saatler geçiyor. Arzu'yu tanıyanlar bilir; sohbette kahkaha ve pozitif enerji eksik olmuyor. Hatta Amerika'dan döndüğümde gittiğimiz kebapçıda biraz daha kalsaydık muhtemelen son temizliğini falan biz yapacaktık. Artık garson arkadaşları fazla bekletmeyelim, ayıp olmasın deyip kalkmıştık. Ortak nokta da çok olunca, feci koyu oluyor muhabbet ve makara.