31 Ocak 2012 Salı

Berlin Kaplanı Gala Notlarım


Zaman ne çabuk geçiyor.. Daha dün gibi gelmesine rağmen tam bir hafta olmuş Berlin Kaplanı filminin galasına gidişimiz. Ve yine böyle soğuk bir salı akşamıydı...
     
Galaya, Best FM'de her gün 10:00 ile 12:00 arasında yayın yapan arkadaşım Arzu ile gittik. Kendisi geçen yıl Eyyvah Eyvah 2'nin galasına da gitmişti ve bana o galada olanları anlatmıştı. Sonuçta büyük bir filmin galası bekleneceği üzere çok kalabalık olacaktı. Ve bizim tek derdimiz biran önce şu filmi izleyip herkesten önce film hakkında fikirlerimizi sunabilmekti.

Öncesinde Kanyon'daki Kitchenette'te pizza yiyip şarap içtik. Bu esnada her zamanki gibi geyik ve muhabbetin alasını yaptık. Bir ara o kadar çok güldük ki gözlerimden yaşlar aktı resmen. Eminim yan masada oturanlar merak etmiştir; iki deli ne konuşuyorlar da bu kadar gülüyorlar acaba diye. Ama her zamanki hallerimizdi bu. Sadece normalden daha şıktık orası ayrı konu.          

En son katıldığım bir ödül töreninde takım elbisemi giyip gitmiştim. Ama gelenlerin paçozluğunu görünce az biraz pişman olmuştum. Sonra bir büyüğüm bana 'Herkes gibi kötü görüneceğine herkesten daha şık ol, öyle dikkat çek, çok daha iyi..' demişti. Yine de insanların bu kadar özensizliği beni o kadar rahatsız etmişti ki anlatamam. Halbuki yurt dışında filmden, törenden önce herkesin ne giydiği konuşulmaz mı? Gerek kadınların tuvaletleri, gerek erkeklerin smokinleri hep tasarımcıların ellerinden çıkmaz mı? Bizim ülkede maalesef bu böyle değil. Nitekim bu galaya ne ben takım elbise giydim ne de Arzu tuvalet giyip geldi. Ama yine de çok şıktık. Smart casual denilen tarzdan..
          
Sadece davetiyesi olanların alındığı, Kanyon Cinebonus Sinemaları'nda yapılan bir etkinlikti. 9 salonu ile İstanbul'un en önde gelen komplekslerinden biridir burası. Nitekim galaların büyük bir kısmı ya burada ya da İstinye Park AFM'de yapılıyor. İşte Kanyon'un dezavantajı fuayesinin iki katlı oluşu. 4 salon alt kata, 5 salon ise üst kata yerleştirilmiş. Zaten ilk girişteki kırmızı halıyı ve gazeteci ordusunu geçince bu alt kat fuayesine varıyorsunuz. Biz gittiğimizde film gösterimine yarım saat vardı ama beklediğimiz kadar kalabalık değildi ortalık. Bizimle birlikte giren Naz Elmas ve Ebru Cündübeyoğlu gazetecilerle uğraşırken biz sıyrılıp girmiştik bile içeri.
            
Alt katta kokteyl vardı. Üst katta ise ortaya bir ring kurulmuştu. Tamam film boks ile ilgiliydi ama o ringte ne yapıldı, ne edildi, bir şey görmedim ben. İçerisi beklediğimiz kadar olmasa bile yine de kalabalıktı. Yüzlerin çoğu tanıdıktı. Hatta bir arkadaşıma bile rastladım ve ayaküstü sohbet ettik. Gelenlerin çoğu çok şıktı ama paspal gelenlerde dikkat çekmiyor değildi. Bu galaların vazgeçilmezi, 'motor' sıfatı ile anılan genç kızlar her şekilde kendilerini belli ediyorlardı. Ortama curcuna hakim değildi. Bir ara bir karışıklık olur gibi oldu, meğersem Ata Demirer gelmiş te kameralar onu kovalıyormuş.. Arzu ile gözümüze Salon 1'i kestirdik biz. Orta büyüklükte bir salon olduğunu biliyordum. Onun kapısına yakın hem sohbet ediyor hem de gösterimi beklerken görevlinin uyarısı ile üst kata çıkmaya karar verdik. Salon 1'de ve tam zıt istikametteki Salon 4'te film gösterimi olmayacaktı. Demek öyle yoğun bir kalabalık yoktu. Üst kata çıkıp Salon 5'e, kompleksin en büyük ve en iyi salonuna girdik. Ortalarda bir yere, BKM Mutfak oyuncularının önüne oturduk. Zaten sanki makinist bizi bekliyormuş gibi, oturur oturmaz film başladı. 
         
Bir filmi galada izlemenin en güzel yanı hiç reklam ve film arası olmaması. Heleki komedi filmlerinde bir de salon kalabalıksa seyir daha keyifli hale geliyor. Tam 21:10'da başlayan film 23'e doğru bitti. Bitiş jeneriğinde filmi ve oyuncularını alkışladık ve film ekibi kameralara açıklama yaparken çıkışa attık kendimizi. 
        
Yol boyunca filmin kritiğini yaptık aramızda. Ortak kanımız ortada bir Eyyvah Eyvah olmayışıydı. Zaten film hakkında hemen o gece, sıcağı sıcağına yazdığım yazıyı blogumda ( http://www.aliermanakyuz.com/2012/01/berlinli-ayhan-kaplan.html ) bulabilirsiniz. Sonuç itibariyle güzel bir gala olmuştu. İnsan ayırımcılığı yoktu. İlk başta olur gibi olsa da sonradan vazgeçildi herhalde beklenenin altında bir katılım olunca. Müthiş bir akşamdı benim için çünkü filmi basın gösteriminden bile önce izlemiştim. Artık darısı diğer galaların başına..
   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder