16 Nisan 2012 Pazartesi

The Vow: Aşk Yemini Kutsaldır..


Hayatta en çok sevdiğiniz insan, bir gün kaza geçirip sizin de dahil olduğunuz yılları hatırlayamazsa ne yaparsınız? Kulağa sanki Yeşilçam melodramı gibi gelen bu cümle aslında gerçek olaylardan yola çıkılarak yazılmış bir hikayenin temelini oluşturuyor. Amerika'da Sevgililer Günü'nde vizyona girerek büyük bir gişe başarısına imza atan romantik-drama Aşk Yemini / The Vow, 2 ay rötarlı olarak ülkemizde vizyona girdi.
            
Film adını, yabancıların düğünlerinde partnerleri için yazdıkları, 'The Vow' adı verilen yeminden alıyor. Filmin konusu kısaca şöyle: Birbirlerine deli gibi aşık, yeni evli çift Leo ve Paige bir gece evlerine dönerken trafik kazası geçirirler. İkiside sağ kurtulur fakat Paige hafıza kaybı yaşar. Neredeyse son 5 yılını hiç hatırlayamaz. Leo'da herşeye sıfırdan başlar ve Paige'in aşkını geri kazanmaya çalışır. Belki filmin özetini okuduktan sonra ''Aaa aynı Türk filmi gibi..'' diye düşünebilirsiniz ama filmin en başında, hikayenin gerçek olduğu 'yazı' ile seyirciye belirtiliyor. Buna ilaveten Paige'in ailesi ile ilişkisi ve geçmişi de hikayenin diğer kısımlarını oluşturuyor.
               

Filmin yönetmen koltuğunda HBO için Grey Gardens filmini çekerek Emmy dahil bir çok ödül kazanmış olan Michael Sucsy oturuyor. Daha ilk filmi ile göz dolduran yönetmen, bu ikinci filmi ile de genel olarak başarılı sayılabilecek bir işe imza atıyor. Konuyu fazla saptırmıyor. Gereksiz detaylardan uzak durarak, flashbackli bir kurgu ile giriş yapıyor ve filmi normal akışı ile, gittikçe hızlandırarak tamamlıyor. Ama filmin senaryosundaki eksikliklerden dolayı Boz Bahçeler / Grey Gardens'ın gerisinde kalıyor Aşk Yemini. Bazı detayların atlanması veya kısa geçilmesi her ne kadar hikayenin dallanıp budaklanmasını önlesede, kafada bir takım soru işaretleri de bırakmıyor değil. Örneğin; Paige'in ani bir kararla hayatında köklü değişiklikler yapışı sadece bir nedene bağlanıyor. Bu da tatmin edici olmuyor. Ama detay sahnelerin dozu ideal olmuş diyebilirim. Özellikle Paige'in annesinin verdiği mesaj, o kısacık anda nokta atış yapıyor. Göle girdikleri gece, nişan partisi, çiçekçideki kilit sahne, vb. çok fazla vakit çalmıyor ve fazla uzatmadan, sıkmadan film finale ulaşıyor. Son olarak hikayenin 'gerçek' kahramanlarına bir saygı duruşu ile film bitiyor. 
                 
Filmin başrollerinde iki genç (& seksi) oyuncu Rachel McAdams ve Channing Tatum bulunuyor. İkisininde birbirlerine yakıştıkları filmin afişlerinden belli. Perdedeki uyumları, dozunda oyunculukları ile müthiş harmanlanıyor. Bu ikiliye usta iki isim; Sam Neill ve Jessica Lange eşlik ediyor. Rachel McAdams beğendiğim yeni nesil oyunculardan biridir ve filmlerini asla kaçırmam. Bu filmde de başta hissettiği aşkı, sonrasında da hafıza kaybından dolayı yaşadığı endişe, korku ve psikolojiyi çok güzel yansıtıyor. Channing Tatum ise yapılı vücut hatları ve 'beyaz amerikan kıçı' ile karakterinin bir tık gerisinde kalsada bu görsellikle özellikle bayan izleyicilerin dikkatini çekeceğinden şüphem yok. 
            
Filmin, memleketim kadar sevdiğim ve bildiğim Chicago'da geçmesi ve planlarındaki Chicago görüntüleri, Amerika anılarımı canlandırdı resmen. Sadece bu yüzden benden yarım puan fazla alıyor Aşk Yemini.
             
Aşk Yemini / The Vow türünün iyileri arasına girebilecek, hoş bir romantik-drama. Özellikle bir süredir bu türde filmin piyasada olmayışı, farklılık açısından Aşk Yemini'ni tercih edilebilir kılıyor. Başta tüm aşık çiftlerin ve 'aşk' denen şu 3 harfli sözcüğe inanan herkesin atlamaması gereken bir yapım. (7+0.5 = 7.5/10) 

                        


Bu filmi Kent Meydanı Avşar Sinemaları'nın yenilenen salonu, Salon 1'de izledim. Ses sistemi stereodan digitale çevrilmiş ve kesinlikle müthiş olmuş. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder