21 Nisan 2012 Cumartesi

Battleship: Amiral Battı Mı?


Hepimiz zamanında oynamışızdır Amiral Battı oyununu. Oynamayan biri bile duymuştur veya biliyordur. İşte bu popüler oyunda beyazperdeye transfer olan oyunlar kervanına katılmış bulunuyor. Universal Pictures'ın bu bol görsel efektli ve büyük bütçeli bilim kurgu - aksiyonu Avrupa ve Türkiye gösterimine Amerika'dan bir ay erken başlıyor. 
           
Film, baştan sona, dünyamıza neden geldikleri belli olmayan uzaylıların, ABD askeri ile denizde süren mücadelesini konu alıyor. Donanmada subay olan ağabey ve kardeşin saçma sapan iki açılış sekansı ile başlıyor Battleship. Bir tavuk dürüm için (esas kızın gönlünü kazanabilmek için) verilen uğraş, üstüne gayet 'milliyetçi' bir futbol oyunu, bir film için gayet antipatik bir başlangıç oluyor. Denizde tatbikat başlayana kadar sıkıcı ve abartılı diyaloglara boğuluyoruz filmi izlerken. Başrolümüz Teğmen Alex Stone'un, kız arkadaşının babası (Aynı zamanda Amirali) ile ilişkisinden tutun da ordudan atılmak üzereyken kahraman oluşuna kadar tamamen basite indirgenmiş, yapay bir senaryo ile karşı karşıyayız. Sonrasında başlayan uzaylı istilası ise aksiyonu tavana çıkarıyor ve bir nebzede olsa film / senaryo kendini toparlamaya başlıyor..
             
Filmin hikayesi her ne kadar Amiral Battı oyununu temel alsa da aslında bir uzaylılarla savaş filmi Battleship. Benzerlerinin aksine büyük çoğunluğunun denizde geçtiği mücadele, tahmin edersiniz ki ABD karasularında gerçekleşiyor. Ve bir kez daha ABD, dünyamızı kurtarma işine soyunuyor. Milliyetçilikte son nokta... Bir de filmi izlerken ister istemez kendinize soruyorsunuz: Bu uzaylıların derdi ne? Kolomb ve kızılderililer benzetmesi bir yana, silahları tanıyıp yok etmeye kilitli bu uzaylılar, insanları gözlerinden ve kalp atışlarından tanıyıp öldürmüyorlar. Bir yandan da koca koca gemileri bombalayıp Hong Kong'u yerle bir ediyorlar. Şimdi bunlar dost mu düşman mı? Ara sıra bunu düşündürüyor bu tip tutarsızlıklar. Zaten bir müddet sonra uzaylıların bu kadar teknoloji ve güce rağmen düştükleri durum aptallıktan başka bir şey olmuyor. 
           
Bu kadar negatif yanına rağmen film görsel açıdan çok tatmin edici. Savaş sahneleri, efektler, vs. teknik olarak filmi kusursuz kılıyor. Zaten bu özelliği ön plana çıkarılarak sunuluyor film bizlere. Uzaylıların ve uzay gemilerinin tasarımı gayet iyi olmuş. Silahlar da cabası.. Gece denizde geçen esas 'Amiral Battı' sahneleri ve son gemi ile mücadele, filmin başarılı ender sahnelerinden. Kısaca; sağlam bir bilim kurgu, aksiyon, macera ve gerilim.. Yani 'çerezlik' tabir edilen Hollywood gişe filmlerinin son örneği; Battleship.
           
Filmin yönetmenliğini Hancock filminde aksiyon ile komediyi harmanlayan isim, Peter Berg yapıyor. Ama ne yazıkki eline verilen senaryodan ötürü filmi mümkün kılınan çerçevelerde bize sunuyor. Senaryo Hoeber kardeşlere ait. Daha önce Red, Whiteout gibi senaryoları da yazan bu isimler bir kez daha aksiyona soyunmuşlar ama sonuç pek başarılı değil. Oyuncu kadrosunda ise Liam Neeson, Alexander Skarsgard, Brooklyn Decker gibi isimler bulunuyor. Ama asıl başrol Taylor Kitsch yani nam-ı değer John Carter ve şarkıcı Rihanna'nın. Özellikle Rihanna beklenin üstünde bir performans sergiliyor filmde. Daha önce konuk oyuncu olarak kendini canlandırdığı filmler sayılmazsa, bu O'nun ilk beyazperde çıkarması. Taylor Kitsch ise şimdiden Brad Pitt'in tahtına aday ilan edilmiş durumda. Gerisini siz düşünün...
            
Sonuç olarak; senaryoya fazla takılmadan (ki bu ne mümkün) sadece efektleri ve savaş sahneleri için izlenebilecek bir yapım Battleship. Görsel açıdan çok tatmin edici ama sadece bununla sınırlı. Her ne kadar Transformers'ın rakibi olarak gösterilse de aslında Battle: L.A. / Los Angeles İstilası ile bol bol karşılaştırılabilecek bir film. Türkçe dublaj ve altyazı seçenekleri ile vizyona giren Battleship, 3D olsa eminim çok daha iyi olurdu. Bilim kurgu ve aksiyon sevenleri salonlara çekeceğini ve beklentiye göre memnuniyet derecesinin değişebileceğini rahatlıkla söyleyebilirim. (5.5/10)




Bu filmi Kent Meydanı Avşar Sinemaları Salon 2'de izledim. 9 salon içerisinde en favori salonumun burası olduğunu söyleyebilirim. Gerek stadyum tarzı koltukları gerekse büyük ölçekli perdesi tek kelime ile muazzam. Bir de son teknoloji digital ses eklenince film çok iyi olmasada salon koşulları seyri çok keyifli kılıyor. Şiddetle tavsiye ederim.



5 yorum:

  1. İlk etapta uzay gemilerini batırmak imkansızmış gibi gösteriyor ve birden bire kalkan kalkıyor ve hepsi batıyor. Gemiyi tahliye ederlerkenki plan sekans sahnesi enfesti onun dışında film kötüydü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim tek favori sahnem: Uzaylılar ve bizimkiler arasındaki gece oynanan amiral battı oyunu. sadece efektler ve görsellik ön planda, gerisi boş bir film.. Eee oyundan film bu kadar oluyormuş demekki :)

      Sil
  2. Hele ilk sahneleri neydi öyle? Az daha çıkacaktım salondan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, gerek futbol sahnesi olsun gerekse Chicken Burrito sahnesi, her ikiside çok klişe, abartılı, ve bir o kadarda itici bir giriş olmuş filme. Aslında söylecek çok şey var bu iki sahne içinde yerden yere vurmak adına ama yinede şunu belirtmek isterim; ilk kez karşılaşmıyoruz bu fiyasko başlangıca, özellikle de böyle gişe canavarlarında..

      Sil