6 Nisan 2012 Cuma

Titanik'e 3 Boyutlu Bir Yolculuk


14 Nisan 1912 yılında, bir buz dağına çarparak batan Titanic, yüzyılın en büyük facialarından biri olarak tarihteki yerini aldı. Defalarca kez beyazperdeye konu olan bu facia, 100.yıl dönümünde, 3 boyutlu olarak tekrar vizyona giriyor. 
               
James Cameron'ın yönettiği 1997 tarihli Titanik, o sene 11 Oscar alarak efsane filmler arasına girmişti. Türkiye'de vizyona girdiği Şubat 1998'de kapalı gişe oynamış, aylarca vizyonda kalmıştı. Tüm dünyada gişe rekorları kıran bu filmi bir tek yine James Cameron'ın yönettiği Avatar geçebilmişti.
       
Daha orta okul öğrencisiyken Titanic'in fragmanını ilk kez sinemada izlediğimde bu filmin çok ses getireceğini tahmin etmiştim. İlk kez Titanic'in batışı bu kadar ihtişamlı ve detaylı olarak, trajediyi birebir yaşatarak işleniyordu. Nitekim aylarca sinemaya telefon edip 'Titanik vizyona ne zaman girecek?' diye sormuş, 20 Şubat dendiği zaman da günleri sayar olmuştum. O yıllarda internetten bilet almak ne mümkün.. Tabii salon sayısıda bu kadar fazla değil.. Film vizyona girdiğinde gişe önünde oluşan kuyruklar hala gözümün önünde..
                
Her ne kadar filmdeki aşk teması çok basit ve klişe bulunsada konu çok güzel işlenmişti. Sadece bir geminin batışı anlatılmıyor, bir aşk hikayesinin temasını oluşturuyordu. Bu yüzden senaryo çok eleştirilmişti. Kimileri çok etkileyici ve mükemmel bulurken çoğu eleştirmen böyle düşünmüyordu. Sonuç itibariyle James Cameron ve Titanic büyük başarıya imza attılar, gişede de ödül törenlerinde de.
                  
Film hakkında konuyu uzatmaya gerek yok. 14 yıl önce yeterince yazılıp çizilmişti ve herkes herşeyi biliyor. Gelelim Kent Meydanı Avşar Sinemaları'nda izlediğim Titanic 3D'ye.. Avatar ile 3D teknolojisini son noktada kullanan James Cameron aynı şeyi Titanic içinde yapıyor. Bu sefer filmi baştan sonra tekrar üç boyutlu olarak çekmiyor ama iki boyutludan üç boyutluya çevirme teknolojisini son noktada kullanıyor. Bu zamana kadar iki boyutlu çekilip üç boyutlu vizyona çıkan bir sürü film izledik. Tim Burton'ın Alice Harikalar Diyarında ve 2010 yapımı Titanların Savaşı / Clash of the Titans akla gelen ilk örnekler. Her iki filminde üçüncü boyuta çevrilmesi çok eleştirilmiş ve açıkçası pek beğenilmemişti. Titanik'in kaderinin de bu yönde olacağını düşünüyordum ama işin başında bizzat James Cameron'ın oluşu, bu konuda yanılabileceğimin de göstergesiydi. 
              
                          
194 dakikanın tamamı hiç değiştirilmeden, kısaltılmadan, Fetih 1453 için harcanan para kadar bir bütçe ile 15 yıllık film baştan sona 3 boyutluya çevrildi. Ve gerçekten müthiş bir iş çıkarılmış.. Tamam belki perdeden Titanic çıkmıyor ama o derinlik hissi o kadar güzel verilmiş ki geminin içinde sizi yolculuğa çıkarıyor resmen. Okyanusun derinlerindeki sahneler ile buz dağına çarptıktan sonraki sahnelerin tamamı 3D olarak da etkileyici. Üç boyutlu çekilen bir filmle karşılaştırılması yanlış olur belki ama dönüşüm filmlerin en başarılısının Titanic olduğundan şüphem yok! 
              
Titanic 3D, filmi izleyen herkesi 3 boyutlu bir yolculuğa çıkarıyor ve facianın tam ortasına götürüyor. Böylece James Cameron, Titanic'in batışının tam 100.yılında hem bir saygı duruşunda bulunuyor hem de benzersiz bir Titanik deneyimi sunuyor. Sırf bu yüzden, onlarca defa izlemiş biri için bile yeni bir deneyim bu.. Filmi seven, sevmeyen, izlemiş, izlememiş herkesin mutlaka bu deneyimi yaşamasını tavsiye ederim. (9/10)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder