10 Haziran 2012 Pazar

Amerika'nın Diktatör İvedik'i


İngiliz komedyen Sacha Baron Cohen yarattığı tiplemeler ile dikkat çekmeye devam ediyor. Borat, Brüno derken şimdide Afrikalı bir diktatör Aladeen karakteri ile beyazperdeye konuk olan ünlü stand-up'çı, yine birilerini kızdıracak gibi görünüyor.
     
Filmlerini izlemesem de Borat'tır, Brüno'dur, bu karakterlere hep ödül törenlerinde (özellikle MTV'ninkilerde.. Poposu açık vaziyette Gay Brüno'un Eminem'in yüzüne düştüğünü kimler hatırlıyor MTV töreninde? Google'a Bruno Eminem yazıp görebilirsiniz) ya da komedi programlarında denk gelmişimdir. Ahlaksızlığın sınırında, çok aykırı ve uç yönleri olan karakterlerin, antipatiklikte de son nokta oldukları bir gerçek. Bu aslında bir nevi Sacha Baron Cohen'in başarısı değil midir? Yeteneği  ile bu karakterlere 'gerçekçi' bir şekilde hayat verirken insanların negatif yöndeki tepkileri bu başaranın kanıtıdır bence. 
     
Şimdi bir kez daha çok konuşulacak bir tipleme ile 'diktatörlüğe' soyunuyor Sacha Baron Cohen. Özellikle son bir senedir Arap Baharı ile yakından tanıklık ettiğimiz bu sürece mizahi bir dille yaklaşan Diktatör, zaman zaman sınırları da zorlamıyor değil. Konu kısaca; petrol zengini bir Afrika ülkesi olan Wadiya'nın General Amiral Başkan Başbakanı Aladeen'in, BM tarafından demokrasileştirilmek istenilen ülkesini kendi çıkarları doğrultusunda koruma (!) mücadelesi diyebiliriz. Nitekim en yakınlarından amcasının bile ihanetine uğrayan Aladeen, geldiği New York'ta dublörü ile yer değiştirilir. Ya 2 gün içerisinde kendi yerine geçecektir ya da ülkesi demokrasi adı altında yağmacıların eline düşecektir.. Bu arada ona yardım eden Zoey'e de gönlünü kaptıracaktır.
      
     
Aladeen için Saddam, Kaddafi, Esad, Mübarek ve diğerlerinin bir nevi karışımı demek yanlış olmaz. İzlerken özellikle Kaddafi (baba oğul farketmez) ile benzer yanlarının çok olduğunu düşündüm. Tam bir diktatör.. Öyle ki Megan Fox ile tek gece beraber olan (ve 3 duvar dolusu ünlü ile), kafasına eseni idama gönderen, çok fazla düşmanı olan, ve ülkesindeki petrolden ötürü başta BM olmak üzere diğer ülkelerin akbaba gibi beklediğini bilen bir diktatör.. Çok gerçekçi değil mi? 
      
Film için Amerikan Recep İvedik'i gibi bir şey dersek yalan olmaz. Nitekim kısa kısa komedi skeçlerinin birleştirilmesi ile bütünlük sağlandığı ortada. Ama bu esnada ana hikayenin içine giydirilmiş bir aşk öyküsü de var. Bazen gerçekten kahkahalara boğarken bazen de saçmalıkların doruklarında gezindiği için yarattığı havayı bozan bir film olmuş The Dictator. Oran 2:7 diyebiliriz. (2 sahneye katıla katıla gülüyorsam 7 sahneye burun kıvırıp zoraki sırıtmışımdır.) Örnek vermek gerekirse; helikopter sahnesini komedi için tek geçerim.. Ama doğum sahnesi gibi gayet gereksiz, saçma ve abartılı sahnelerde epey mevcut. Şunu söylemeden geçemeyeceğim; BM'deki imza töreninde yaptığı konuşma epey bir ses getirecek cinsten.. Acı gerçekler diye düşünmeden edemiyorsunuz o an. Irak'a olanlar, Libya'ya olanlar.. Bu filmi izlerken size de tanıdık gelecektir eminim.
     
Oyunculuk bakımından başroldeki Sacha Boran Cohen her zamanki gibi döktürüyor. Anna Faris 'aynı' tip bir karaktere hayat verirken (bu sefer koyu ve kısa saçları farklılık yaratıyor sadece) Ben Kingsley ise fazla bir çaba sarfetmesine gerek olmayan bir rolle karşımıza çıkıyor.
    
Kısaca absürdlüğü, müstehcenliği ve abartıları ile bir nevi tehlikeli sularda dolaşan, güldürürken zaman zaman düşündüren ve kendisini, ABD'yi, BM'yi epey bir taşlayan film olmuş Diktatör. Çıkış noktası ve konu iyi, malzemeler sağlam ama senaryo epey bir hatalara düşünce film ne yazıkki beklentileri karşılayamıyor. Çok çok daha iyi olabilecekken 'fragmanı komik ama kendisi hayal kırıklığı olan' filmler arasına giriyor ne yazıkki.. (6/10)
     


Kent Meydanı Avşar Sinemaları'na ve Müdürü Uğur Yıldırım'a teşekkürler. Filmi Kent Meydanı Avşar Sinemaları'nda izleyebilirsiniz..

3 yorum:

  1. fılm yuklemeyı dene bırazda

    http://haberblogum.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  2. Gerek kalmıyorki.. Sponsorlarım sayesinde vizyona giren tüm filmleri seyredebiliyorum. Vizyona bir türlü girmeyenler için o yönteme başvuruyorum..

    YanıtlaSil