3 Haziran 2012 Pazar

Pamuk Prenses Vol.2


Hollywood'da benzer konuların, farklı stüdyolar tarafından önümüze sunulması gayet doğal bir hal alır oldu. Örneğin aynı yıl içerisinde en az iki kere uzaylılar saldırır, volkanlar patlar veya dünyaya göktaşı çarpar.. Bu sene piyango Pamuk Prenses'e vurdu. 2 ay önce Julia Roberts'ın kötü kalpli kraliçeyi canlandırdığı ve mizahi yanı ağır basan masalımsı versiyon vizyona girdi. Beğenilmedi.. Gişede bekleneni veremedi.. Çerez olarak izlendi ve unutuldu gitti.. Şimdi ise Pamuk Prenses ile 2. randevuya hazırlanıyoruz. Bu sefer fragmanına göre daha karanlık, daha epik bir drama bekliyor bizi. Masaldan ziyade tarihi bir hava verildiğini görüyoruz filme. Başrolünde ise Oscarlı oyuncu Charlize Theron ve gençlerin göz bebeği Kristen Stewart yer alıyor. Filmin ismi Pamuk Prenses ve Avcı / Snow White and the Huntsman. Yine farklı bir uyarlamanın bizi beklediği hem isimden hem de afişten belli oluyor.. 
     
Hikayenin temeli aynı.. Pamuk Prenses'in aynı ama farklı bir yaklaşıma sahip versiyonu. Film tarihi bir savaş sahnesi ile başlıyor ama taraflar arasında 'tuhaf' bir farklılık var. Savaş sonunda kurtarılan Ravenna güzelliği ile kralı büyülüyor ve hemen ertesi gün nikah masasına oturtuyor! Neymiş? Dış görünüşe aldanmamak lazımmış.. Ravenna kötü kalpli kraliçenin ta kendisi.. Önce Pamuk Prenses'i hapsediyor, sonra krallığın geri kalan kısmının kökünü kurutuyor. Bir fırsat bulup kaçan Pamuk Prenses'in peşine ise Ravenna tarafından bir avcı gönderiliyor. Sonrasında ise klasik hikayenin de öğelerini barındıran ama tamamen (!) farklı bir masala şahit oluyoruz.
     
Julia Roberts'lı Pamuk Prenses'in izleyiciler açısından da bir hayal kırıklığı olduğu açık. O yüzden bu ikinci film, sonradan vizyona girme dezavantıjını, birazcıkta beklentiyi arttırarak, avantaja çeviriyor. Zaten kadrodaki isimler de göz dolduruyor. Alacakaranlık serisi ile hem bir kurtadamı hem de bir vampiri peşinde köpek ederken 13-17 yaş grubunu insanların da sevgisini kazanan Kristen Stewart, Pamuk Prenses rolünde. Kötü kalpli kraliçe ise güzel oyuncu Charlize Theron. Filme girerken ''Pamuk Prenses'ten çok daha güzel bir kraliçenin kızcağızla ne işi olabilirki?'' diye düşünürken filmi izlerken işin sırrını öğreniyoruz. Filmde bir yığın mantık hatası yok değil. Ama zaten tarihi bir havaya bürünen bu fantastik film, gerçekçi yanı ağır basarken, bir anda trollerin, perilerin, beyaz tuhaf geyiklerin varlığı ile başka bir boyuta sürükleniyor resmen. Ravenna'nın durum zaten mağlum, enterasan güçleri var ama kullanmayı mı bilemiyordur nedir, o güçlere rağmen Pamuk'la baş edemiyor. 'Elma' sahnesindeki gibi bir gücü varken neden avcıyla muhattap olup ondan iş bekliyorsa artık.. (Filmi izlerseniz eğer ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksanız. Sürprizleri bozmayalım..) Kısaca senaryo yine vasat, hem çok karanlık, hemde masaldan uzak.. Avcının ve prensin rolü bile biraz fazlacana değiştirilmiş referansa göre. Önceki film en azından gülümsetiyordu izleyicileri ara ara.
      
Filmin yönetmen koltuğunda reklamlardan beyazperdeye yeni transfer olan genç bir isim, Rupert Sanders oturuyor. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığı ortada. Yaratılan karanlık atmosfer, efektler, planlar başarılı. Teknik anlamda filmde rahatsız edici pek bir şey bulunmuyor. Karanlık Orman sahneleri daha az yorucu olabilirdi belki ama gerilimin tavan yaptığı bu anlarda detaya pek takılamıyor izleyici. Yer yer King Arthur tarzı bir filme dönüşen filmi abartmadan ve fazla sıkmadan yine heyecanlı ve gerçek dışı bir finalle tamamlıyor yönetmen.
      
Kristen Stewart sade bir Pamuk Prenses imajı çiziyor ama o 'Bella' havasından kurtaramıyor kendini. Her an bir yerlerden bir kurtadam Jacob veya Vampir Edward çıkmasını bekliyorsunuz izlerken. Bu birazcıkta para için Alacakaranlık serisinin fazlaca uzatılıp karakterlerin oyuncular üzerine yapışmasından kaynaklanıyor. Yinede Panik Odası'ndaki küçük kızdan eser kalmamış. Eminim ki şu Alacakaranlık furyası bitince, oyuncu için çok daha iyi olacak.. (Bunun en büyük kanıtı: Alacakaranlık harici hangi filmde yer alırsa alsın bu 3 oyuncu, ne yazıkki filmler tutmuyor..)
      
      
Filmdeki Kraliçe Charlize Theron ise kesinlikle çok doğru bir seçim olmuş. Aynı günde hem Prometheus hem de Pamuk Prenses ve Avcı ile Türkiye sinemalarına çıkarma yapan usta oyuncu, kesinlikle her iki filmdeki performansı ile büyülüyor. Gerçek hayatta kadınlar makyajla güzelleşirken Charlize Theron filmlerinde makyajla çirkinleştiriliyor. Gerisini siz düşünün artık.. Senaryo gereği, bakışları ve hareketleri ile Julia Roberts'tan çok taha karanlık ve kötü bir karaktere imza atıyor. Bu tabii filmin türü ile de alakalı bir durum. Kesinlikle Julia Roberts'ın daha kötü bir oyunculuk sergilediğini söylemiyorum ama masaldaki kraliçenin hakkını layıkı ile veriyor Charlize Theron. 
      
Toparlamak gerekirse Pamuk Prenses ve Avcı / Snow White and the Huntsman ne yazıkki bekleneni veremiyor ve bu seneki Pamuk Prenses uyarlamalarının ikiside sınıfta kalıyor. Prometheus gibi bir başyapıt ile aynı hafta vizyona giren bu filmin en büyük kozu ismi ve oyuncuları.. Filmin içeriği ise beklenenin altında ne yazıkki. Şans verebilirsiniz bu filme de ama beklentileri fazla yükseltmemenizi öneririm. (6/10)

Bir önceki Pamuk Prenses filmi yorumum için tıklayınız --> Pamuk Prenses'in Maceraları / Mirror Mirror


3 yorum:

  1. Çok başarılı bir film olucağına inanıyorum

    YanıtlaSil
  2. Merhaba ben @bursaegitim.
    Blogunuzun twitter adresinden kazandığım biletle bu filme gittim.
    Filme gitmeden önce yazınızı okusam daha iyi olcakmış. Çünkü genel itibariyle yazınıza katılıyorum ve filmin 6/10 notunu normal bir değerlendirme olarak görüyorum. Çünkü benim de beklentim daha fazla olmasına rağmen istedğimi alamadan sinemadan ayrıldım diyebilirim.
    Bilet için tekrar teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Rica ederim, yorum için teşekkür ederim bende.. Blogum bunun için var zaten ;)

    YanıtlaSil