27 Temmuz 2012 Cuma

Kara Şövalye Zirvede Final Yapıyor


Christopher Nolan'ın Batman Üçlemesi bu sene Kara Şövalye Yükseliyor ile sona eriyor. Batman Başlıyor / Batman Begins ile klasik Batman hikayelerine farklı ve gerçekçi bir bakış açısıyla başlangıç yapan yönetmen, Kara Şövalye / The Dark Knight ile daha felsefik, daha derin sulara açılmıştı. Birbirinden başarılı bu iki filme, çarpıcı bir son yakışırdı zaten. Adı üzerinde, bu epik hikaye, zirvede bir final ile kapanışı yapıyor ve sinema dünyasına ismini altın harflerle yazdırıyor.
     
Will Smith'in Ben Efsaneyim filmini İstanbul IMAX Sineması'nda izlemiştim. Filmden önce Kara Şövalye filminin ilk 10 dakikasını izlettirmişler ve tüylerimiz diken diken olmuştu. Sonrasında; film için 2008 yazına gün saymalar ve beklentinin çok ötesinde bir baş yapıt.. Ve bir kez daha yaşanan bu dejavu: 2011 yazında yayınlanan ilk Kara Şövalye Yükseliyor fragmanı, beklentileri ve merakı yükseltirken, benim gibi Christopher Nolan ve Batman hayranı sinemaseverlerin sabırsızlanmasına neden olmuştu. Yine gün saymalar, heyecanlı bir bekleyiş ve sonuç: Üçlemenin son filmi Kara Şövalye Yükseliyor / The Dark Knight Rises Ramazan ve sıcaklara denk gelen 27 Temmuz'da ülkemizde hem Türkçe Dublajlı hem de Türkçe Altyazılı olarak vizyona girdi. Biz şanslı azınlık bu filmi herkesten önce izleme fırsatı yakaladık ve filmden çıkar çıkmaz bu satırları yazıyorum. (Amerika'daki Batman katliamından ötürü filmin 25 Temmuz'daki Türkiye galasıda iptal edilmişti.)
      
Christopher Nolan'ın seriye el atması ile Batman, sadece bir çizgi roman uyarlaması olmaktan çıktı. Daha anlamlı, daha derin, daha felsefik bir bakış açısıyla konuyu ele alan usta yönetmen Batman'i çizgi roman uyarlaması filmlerden çok daha yukarılara taşıdı. Tüm filmlerin senaryosunu kardeşi ile birlikte yazdığı için seriye daha hakimdi. Bu arada şunu belirteyim; üçlemenin son halkası olduğu için ilk iki filmi gündüz tekrar izlemiştim. Hem hafıza tazeleme hem de nokta koymaya hazırlık amacıyla.. İyiki de öyle yapmışım çünkü bu 3 filmin bir bütün olduğunu göreceksiniz son filmi izlerken. Her ne kadar Kara Şövalye Yükseliyor ikinci filmden 8 sene sonrasını anlatıyor olsada, tamamen bağlantılı bir hikaye. 
       
Filmimizin en büyük 'kötüsü' Bane. Psikopat, vahşi, durdurulamaz Bane. Öyleki koca Gotham şehrinin dışarısı ile tüm bağlantılarını bir anda kesip, tüm polislerini yer altına hapsedebiliyor. Anarşi ve kaos yaratarak kendince bir devrime imza atıyor. Bunun için acımasızca öldürüyor, yok ediyor Bane. Tek amacı bu mu peki? Hayır.. Peki Bane'i kim durdurabilir? Yarasa Adamımız. Tabi başarabilirse.. Bu uğurda bir takım yardımlar alacak tabii ki Batman'imiz. Bond kızı duruşlu Miranda Tate, diğer bir Bond kızı havasındaki Selina Kyle, nam-ı değer Kedi Kadın ve hizmetkar Alfred.. Filmin süprizini bozmamak için konuya pek değinmemek lazım. Öyle ki epey bir şaşırmaya hazır olun. Üçlemenin ilk iki filmine hakim olanların daha büyük keyif alacağı ortada. Nitekim Christopher Nolan büyük yönetmen; Inception ile bilim-kurgu'da yeni bir sayfa açmış isim. Tamam belki bir Matrix değildi ama çıtayı epey bir yükselttiği ortada. Bu sefer yine karışık bir senaryo ile geçiyor karşımıza. Inception kadar karmaşık değil ama.. Film boyunca merak ve heyecan hep üst seviyede. Zihinde bir takım sorular oluşuyor ve finalde bunlar cevap buluyor. Filmin sürprizleri o kadar fazla ki özellikle final kısmında yer alanlar izleyiciyi epey bir etkilemeyi başarıyor.
     
Gişe bakımından Yenilmezler / The Avengers ile karılaştırılan Kara Şövalye Yükseliyor aslında çok büyük farklılıklar içeriyor. Bir kere 3 boyutlu değil. Peki bu durum filme eksi bir durum sağlıyor mu? Kesinlikle hayır. Zaten Christopher Nolan'ın 3 boyutlu çekmeye karşı olduğu yazılmıştı daha önce. Sadece şu var; her ne kadar IMAX formatında çekilmiş olsada film normal sinemalarda 35mm oynadığı için digital filmlerdeki netlik bazı yerlerde olmayabiliyor. Ama siz konuya ve filme gelin asıl.. Yenilmezler daha eğlenceli bir görsel şölen sunabilir ama bu Batman filmleri hem daha karanlık, hem daha farklı bir duruş sergiliyor. Yukarıda da dediğim gibi; sadece bir süper kahraman filmi izlemiyorsunuz Kara Şövalye Yükseliyor'u izlerken. Destansı, epik bir felsefeye tanıklık ediyorsunuz 165 dakika boyunca (Evet gayet uzun süresi var) ve bu süre göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. Hiç anlamıyorsunuz bile. Hikaye sizi öyle bir içine çekiyor ki filmin ayrıntılarına fazla kafa yormanıza gerek kalmıyor. Detaylar ve mesajlar müthiş. Filmin içindeki farklı bakış açıları ile sunulan durumlar hem etkileyici hem de gerçekçi. Tamam çok çok iyi ama dört dörtlük değil senaryo. Çok dikkat ederseniz bir iki ufak hata yakalamanız mümkün ama bu durum bile filmin ve hikayenin önüne geçmiyor kesinlikle.
      
        
Gelelim etkilendiğim sahnelere ve filmi izlerkenki ruh hallerime: Ok atma sahnesinde zıpladığımı itiraf etmeliyim. Bunda izlediğim salonun ve ses sisteminin de katkısı büyük tabii. Stadyum sekansı baştan sona tüylerimi diken diken etti. Ama Batman ile Bane'in dövüş sahneleri biraz basit geldi. Daha gösterişli olmasını beklerdim. Kedi Kadın'ın diyalogları çok iyiydi. Genelde eğlenceli kısımların neredeyse tamamında Kedi Kadın yer alıyor zaten. Final sahnesinde yüreğimin ağzıma geldiğini itiraf etmeliyim. Bazı yerlerinde gözlerim doldu. Zaten ruh halim filmin müzikleri ile şekilleniyordu çoğu yerde.. Film bitipte jenerik akmaya başladığında resmen büyülenmiştim ve filmi alkışlıyordum.
   
     
Filmde bir sürü tanıdık isim yer alıyor. Bir kısmını Inception'dan hatırlamak mümkün, diğerleri zaten önceki Batman filmlerinde de yer alıyordu. Hepsi birbirinden bu değerli isimlerin hangi birini sayayım şimdi burda? Michael Caine gerçek bir ingiliz, harika bir oyuncu. Anne Hathaway bir kez daha kendini aşıyor.. Ama bir kedi kadın olarak dişiliğini daha ön plana çıkarmasını tercih ederdim. Tom Hardy, Bane karakteri ile tüm film boyunca yüzü kapalı olarak arz-ı endam etsede iyi bir 'kötü' profili çiziyor. Yinede rahmetli Heath Ledger'in Joker performansı ile hiç kimse karşılaştırılamaz.. Marion Cotillard'ın performansı bana Salgın filmindeki halini hatırlattı. Her ne kadar Türk filmlerinden farksız bir final yaşatsada.. Morgan Freeman, Joseph Gordon-Levitt, Gary Oldman dikkat çeken diğer isimler.. Ayrıca sürpriz eski isimlerde görmek mümkün filmde..
     
     
Filmin müzikleri 10 numara.. İzlerken beraber tempo tuttuğunuz ve sizinde o atmosfere dahil olmanıza epey bir katkıda bulunan müzikler Oscar ödüllü Hans Zimmer'a ait. Filmin en büyük artılarından birinin müzikler olduğunu söyleyebilirim. Teknik olarakta Kara Şövalye Yükseliyor sınırları zorluyor resmen. Christopher Nolan'ın o müthiş kurgusu ve sinematografisi bir kez daha kendini belli ediyor. Aksiyon, gerilim ve bilim kurgudan bir sanat çıkıyor sanki. İnsanları bile bilgisayarla çoğaltmak yerine, bir çok sahnede binlerce figuran kullanmayı tercih eden yönetmen, bu şekikde bir rekor da kırmış oluyor.
     
       
Kısaca Kara Şövalye Yükseliyor / The Dark Knight Rises sadece müthiş bir film değil, kesinlikle yılın filmi.. Dehşet, soluksuz izlenen cinsten. Ama izlerken düşündüren ve etkileyen.. Her ne kadar devam için açık kapı bırakılsada Christopher Nolan'ın son açıklamasına göre bu son Batman filmi. Tadını doya doya çıkarın. Zirvede bırakmak diye ben buna derim.. Daha ötesi olamazdı. (9.5/10)
    
     

5 yorum:

  1. Süper görünüyor herşey... İzlemek için sabırsızlanıyorum...

    YanıtlaSil
  2. harika bir filme benziyor uzun süre etkisi devam edecek sanırım en kısa zamanda izlenmeli

    YanıtlaSil
  3. 2 den sonra film çok yavan geldi.

    YanıtlaSil
  4. Filmi büyük bir zevkle izledim... İkinci yarısı daha da heyecanlıydı... Delikten kurtulması süperdi... Ama en heyecanlı ve duygusal sahnesi finaliydi... Son saniyeye kadar nefesimi tuttum ve süper bitti... Ama herşeye rağmen biraz daha dövüş sahneleri beklerdim...

    En sonunda çizgi filmdeki Robin de ortaya çıkmış oldu... Aslında Robinle birlikte süreer giderdi de ağız tadında bitmesi iyi oldu... Bu arada Bane'nin göz yaşı sahnesinden ben bile etkilendim :)

    YanıtlaSil
  5. Bane karakterinin üzerin de daha fazla durulması ve dövüş sahnelerin daha etkileyici olması gerekirdi.1-2 Saçmalık haricinde çok güzeldi.C.Nolan,Batman serisini çok üst seviyeye taşıdı.Bundan sonra çekebilecek yönetmene kolay gelsin :)

    YanıtlaSil