30 Ağustos 2012 Perşembe

Eylül Ayında 1 Kitap, 1 Film, 1 CD


Eylül Kitabım: Uyuyana Kadar

Bir sabah gözlerinizi açtığınızda kendinizi, hiç tanımadığınız bir odada, bir yabancı ile aynı yatakta yatarken bulursanız ne yaparsınız? Uyuyana Kadar / Before I Go To Bed işte tam da böyle başlıyor. İsminin Christine olduğunu öğrendiğimiz baş karakterimiz her yeni güne hafızasını sıfırlayarak başlıyor. Bir gün öncesinden itibaren geçmişini hatırlayamıyor. Kendini yıllar öncesinde hissediyor.. Yıllar önce geçirdiği bir kaza sonucu hafızasını kaybeden Christine, bu süre zarfında her sabah tüm anıları silinerek uyanıyor. Bir sürü tedavi denenmiş ama nafile.. Christine'in karşısına bir gün Dr. Nash çıkıyor ve ona bir günlük tutmasını tavsiye ediyor. Böylece, unutmasına rağmen yazdıkları ile Christine, iyileşme sürecinde bir adım atıyor. Peki bunun sonuçlarında ne oluyor, hepsi kitabın içinde..
         
Uyuyana Kadar, son yıllarda okuduğum en müthiş psikolojik-gerilim romanlarından biriydi. Önceleri bende uyumadan önce bölüm bölüm okurken, son 150 sayfasını bir oturuşta, büyük bir merak ve heyecanla okudum ve kitabı bitirdim. Christine'in öyküsü insanı hep bir meraka sürüklüyor çünkü. 2004 yılında vizyona giren 50 İlk Öpücük / 50 First Dates'deki Drew Barrymore'u andırıyor Christine. Ama o filmdeki kız kadar şanslı olmadığını okurken anlıyorsunuz. 
          
Uyuyana Kadar, Londra'da yaşayan İngiliz yazar S.J. Watson'ın ilk romanı. Hatta 2009 yılında Feber Akademisi'nde katıldığı 'Roman Yazma' kursu sonucu bu kitap ortaya çıkmış. Bu zamana kadar hakları 42 ülkeye satılmış ve dünya çapında 1 milyondan fazla baskıya ulaşmış. Bu arada Galaxy Ulusal Kitap Ödülleri'nde en iyi polisiye-gerilim kitabı ödülünü almış. Her ne kadar polisiye olsa da kategori, kitap tamamen gerilim. Bu çok başarılı 'ilk' çalışmanın New York Times'ın da çok satanlar listesinde haftalarca bulunduğunun altını çizerim. Eminimki bu kitap yakında beyazperdeye de uyarlanacaktır. İnternette yaptığım araştırma sonucunda Nicole Kidman'ın isminin Christine rolü için geçtiğini de not düşeyim. 
            
Sonuç olarak çok sarsıcı ve sürekliyici bir roman Uyuyana Kadar / Before I Go To Sleep. Kurgusu müthiş.. Elinize aldığınızda bırakmanız zor olacak cinsten. Eğer bu tür psikolojik-gerilim romanlarını seviyorsanız kesinlikle alıp okumanızı tavsiye ederim. 



Eylül Filmim: Senin Sayın Kaç?

Size bir filmden bahsetmek istiyorum. Son zamanlarda izlerken en çok güldüğüm filmlerden biri.. Tam çerezlik, eğlencelik, yormayan, içi boş ve fazla bişey beklenmeden izlenmesi gereken filmlerden biri: Senden Önce / What's Your Number? Ülkemizde vizyona girmeden direk DVD olarak piyasaya sürülen filmin başrollerinde Anna Faris ve Chris Evans yer alıyor. Türü için komedisi ağır basan romantik-komedi denebilir. Ama ne komedi..
         
Zaten Anna Faris'i Scary Movie serisindeki başrol Cindy Campbell karakterinden hatırlayabilirsiniz. Yaratılış itibariyle suratındaki aptal ifadesiyle komedi filmlerinin vazgeçilmez yüzlerinden biri olan Anna Faris'in filmografisi de zaten, ya komedi ya da romantik-komedilerden oluşuyor. Ona eşlik eden isim ise nam-ı değer Kaptan Amerika, Chris Evans. Özellikle fiziği ile her filminde ön plana çıkan aktörün romantik komedilerde de başarısını daha önce bir kaç kez görmüştük. 
               
Gelelim filmin konusuna.. Esas kızımız Ally, aşk hayatında da iş hayatında da çuvallayan biri. Kız kardeşi Daisy ise evlilik hazırlığında.. Ally'nin bu düğüne giderken yanında getirebileceği bir kavalye bile yokken bir gün dergide dikkatini çok çeken bir makale okuyor: Amerika'da kadınların birlikte olduğu erkeklerin ortalaması 10.5'miş. Oturup kendi sayısını çıkarıyor ve ortalamanın yaklaşık 2 katı olduğunu görüyor. Ve makalenin sonunda sayısı 20'yi geçen kadınların yalnız ve evde kalmaya mahkum oldukları yazıyor. Bunun üzerine yakışıklı karşı komşusundan yardım alarak listesindeki 20 erkeğe tekrar ulaşmaya çalışıyor ikinci bir şans için, panik halde. Bu arada başına envai çeşit komik şeyler geliyor gerçek aşkı ararken. Halbuki biz cevabı filmin başından beri biliyorduk..
       
Dediğim gibi bu tip salak kız karakterine çok iyi hayat veriyor Anna Faris. Scary Movie, The Hot Chick, The House Bunny ve diğerleri.. Neredeyse tüm filmlerinde aynı aptal sarışını layığı ile canlandırıyor. Filmin diğer rollerinde yer alanlar, daha önce bir yerlerde izlediğimiz 2. sınıf oyuncular genelde. Herkes doğal bir çalışmaya imza atıyor. Film baştan sona çok boş ama bir o kadar da eğlenceli. Esprilerin bir kısmı belden aşağı, diğer kısmı klişelerden oluşmasına rağmen kahkaha atmanıza engel değil kesinlikle. Sahnelerin tamamına yakını daha önceki komedi filmlerinde bir şekilde kullanılmış olmasına rağmen batmıyor. Özellikle basketbol sahnesi, arka fondaki Black Eyed Peas şarkısı ile epey akılda kalıcı.. 
         
Filmin yönetmeni Entourage ve Shameless dizilerinin yönetmenliğini yapan Mark Mylod. Senaristler ise komedi dizilerinden tecrübeli isimler.. Ve ortaya çıkan ürün ise bizlerin pek tasvip etmediği, tipik bir Amerikan romantik komedisi olmuş. Farklı bir yanı var mı? Aslında pek yok.. Sadece bir romantik komediye göre biraz daha açık sahnelere ve küfürlü konuşmalara sahip, o kadar. Ama öyle güzel yerleştirilmiş ki bunlar da filme, kesinlikle rahatsız edici olmuyor. 
         
Filmin iki versiyonu mevcut: İlki 106 dakikalık sinema versiyonu, ikincisi ise 117 dakikalık 'yönetmenin kurgusu' versiyonu. Yönetmenin kurgusu biraz daha iddialı sahneler barındırıyor. Ne yazıkki ülkemizde piyasa çıkan; sinemada gösterilen kısa versiyon. Zaten ismi 'Senin Sayın Kaç?' olan orjinal isim de Senden Önce olarak çevrilmiş..
           
Kısaca baştan sona kahkaha tufanı sizi bekliyor. Abartılı, saçma, içi boş ve klişe olmasına rağmen 2 saatliğine süper bir eğlence sunuyor Senden Önce / What's Your Number?. Ülkemiz şartlarına göre durum biraz tuhaf kaçsada birşey beklemeden, kafa yormadan izlenecek çerez filmlerden biri bu. Günün yorgunluğuna ve stresine ilaç gibi gelecek...
    
           

      
Eylül CD'im: Ey Şûh-i Sertab
         
Sertab Erener Türkiye'nin en büyük seslerinden biri olduğu şüphesiz. 90'ların başından beri Türk müzik dünyasında her daim yükselen bir grafik ile ilerliyor. Her gelen yeni albüm bir öncekinden daha farklı ve daga güçlü. Son 20 yılda 10'dan fazla albüme imza atan sanatçı, 2003 yılında da Eurovision'da Türkiye'nin ilk ve tek birinciliğini de kazanmıştı. Bu başarılarında o muhteşem soprana gırtlağının payı çok büyük.
           
Daha 8 yaşındayken dinlediğim 'Şşt şşt Sakin ol, sinirlerine hakim ol' dizeleri, dün gibi kulağımda. Şimdi üzerinden 20 yıl geçti ve Sertab Erener yine farklı bir çizgide, bir Türk Sanat Müziği albümü ile karşıma çıktı. Ey Şûh-i Sertab.. Eminim bir çok kişi, bu kadar iyi bir popçunun Türk Sanat Müziği ile ne işi olur diye düşünüyordur. Açıkçası bende bu ön yargı ile aldım CD'yi ve baştan sona dinledim. Gözlerim kapalı.. Sıcak yaz güneşinin altında, kulağımda kulaklıklarla.. Enfesti sesi her zamanki gibi. Şarkılara da çok yakışmıştı. Sertab Erener'in bir müzik projesinde başarısız olabilmesine ihtimal bile vermem zaten. CD bitti ve tekrar baştan dinlerken bu sefer Hürriyet Gazetesi'nde Ayşe Arman ile yaptığı röportajı okudum internette. Fotolarda babası da vardı. Çok sıcak ve samimi geldi bana, gerek konuşmalar gerek fotoğraflar.. 
           
CD'de 15 şarkı var. Dönülmez Akşamın Ufkundayız'dan Fikrimin İnce Gülü'ne, Çile Bülbülüm'den Şimdi Uzaklardasın'a kadar Türk Sanat Müziğinin seçkin eserleri, Sertab Erener'in yorumu ile bu albümde bulunuyor. Tamam Türk Sanat Müziği denilince Zeki Müren'in üstüne tanımam ki hala tanımıyorum. Sertab'tan bir Zeki Müren çıkmaz ama bu albümün iyi hazırlanmış bir proje olduğu da açık. Ne güzel şarkılar, eserler varmışta yıllardır bangıdı bangıdı pop, rock, vs, dinlemişiz hep.. 
           
Kısaca Sertab Erener yine başarılı bir proje albümü ile raflarda yerini alıyor ve Türk Sanat Müziği'ne kendi yorumunu katıyor niceleri gibi. Ama farkını bir kez daha gösteriyor ve kendini dinletiyor.. 


1 yorum:

  1. Erman`cim supersin..!!! Guzel onerilerin icin cok tesekkurler. Yazini keyifle okudum her zamanki gibi harika yazmissin ..gonlune saglik, eline saglik, emegine saglik canim. Before I go to sleep (Uyuyana Kadar) ilk alacagim kitap olacak. Film :)) "What`s your Number" ne alaka cevrilmis Turkcesi "Senden Once" kim yapar bu filmlerin cevirilerini yillardir hic anlamis degilim ya neyse...gulmek herzaman ilac bu nedenle izlemek isterim, ici bos olsada eglendiriyrmus madem;) sonucta hayat bos! belkide geldigimde birlikte izleme sansimiz olur kimbilir :) Geleliiiim asil bomba Sertab`in Turk sanat muzigi seckin eserlerini yorumladigi albumune "Ey Şûh-i Sertab" geldigimde mutlaka bu albumu istiyorum ;-)) Senin yazinda belirttigin gibi "Ne güzel şarkılar, eserler varmışta yıllardır bangıdı bangıdı pop, rock, vs, dinlemişiz hep.." demiyorum cunku ben hep Sanat muzigi eserlerini severek dinlemisimdir..Belki de sizlerden onceki kusak oldugumuzdandir ne dersin? :-)) Yeni onerilerinle yorumlarini takipteyim canim. sevgilerimle....

    YanıtlaSil