8 Kasım 2012 Perşembe

James Bond: Skyfall


James Bond 50. yaşını beyazperdede 23. filmi ile kutluyor. Proje aşamasında bir takım engellerle karşılaşan ama hızlı bir prodüksiyon ile 50. yıla yetişen Skyfall, geleneği bozmayarak bu son baharda vizyona girdi. 1962'den 2012'ye tam tamına 23 filmde, 7 farklı tipte James Bond izledik. Sean Connery, George Lazenby, Roger Moore, Timothy Dalton, Pierce Brosnan ve son olarak Daniel Craig, James Bond'a hayat veren isimler. 2006 yılında Casino Royal ile yeni bir başlangıç yapan seri, fiziksel olarakta sarışın, mavi gözlü ve diğer Bondlara göre daha kısa boylu bir ajanı karşımıza çıkardı. Serinin fanatikleri tarafından baştan yadırgansa da Daniel Craig'e James Bond olarak alışmak zor olmadı.
      
Casino Royal ile James Bond filmlerine farklı bir soluk geldiği açık. Aksiyondan ziyade daha çok konu odaklı bir film ve insani yönleri ortaya çıkarılmış, aşık bir ajan izledik. 2 sene sonra Quantum of Solace'ta aşkının intikamının peşinden giden bir ajandı James Bond. Bond filmlerinin olmazsa olmazları aksiyon sahneleri ve Bond kızları bu filmlerde de dikkat çekmeye devam ediyordu. 4 senelik bir aradan sonra Skyfall ile James Bond sinemalara hızlı bir dönüş yapıyor. 
         
Serinin yaratıcısı Ian Fleming'in favori şehri olan İstanbul, 3. kez James Bond'u ağırlıyor. Skyfall aksiyonu bol bir İstanbul sekansı ile başlıyor. Türkiye'deki (İstanbul, Adana, Fethiye) çekimler süresince James Bond gündemimizi ve haberlerimizi çok meşgul etmişti hatırlarsınız. Şimdi bu haftalar süren patırtının 20 dakikaya nasıl yayıldığını görme fırsatı elde ediyoruz. Tanıdık mekanlarda bir James Bond macerası izlemek güzel bir duygu. Özellikle Türk Bayrağı'nı büyük bütçeli Hollywood filminde görmek.. Şehir, Takip: İstanbul filmindeki gibi değil, daha normal ve doğal hali ile gösterilmiş. Bu yüzden filmde Türkçe kelimeler hatta argo bir kelime bile duyuluyor. 
             
Aksiyon sahneleri önceki Bond filmleri gibi ön planda tutulmuyor Skyfall'da. Birinci öncelik hikaye ve senaryo. Bu hikayenin tamamlayıcı unsurları ise etkileyici aksiyon sahneleri, müzikleri ve birbirinden ünlü oyuncuları barındıran kadrosu. 50. yıla yakışır bir titizlik gösterildiği ortada.
      
Gitgide daha bir 'normal insan' yanını gördüğümüz James Bond, Skyfall ile bizden biri olup çıkıyor. Ölüp diriliyor, yanlış seçimler yapıyor, çuvallıyor, başarısız oluyor.. Tabii sonrasında toparlıyor ama ilk defa bir James Bond filminde anti kahraman unsurlar daha çok ön plana çıkıyor. James Bond'da insan.. Vurulabilir, ıskalayabilir, duygusal hazlar ve değişik psikolojilerde bulunabilir. Bir nevi son Batman üçlemesi gibi.. Hikayesi ve felsefesi ile süper kahraman filmlerinden farklı bir duruşu olan Kara Şövalye, Batman'e de farklı bir soluk getirmişti. James Bond serisi de Casino Royal'den itibaren daha farklı bir çizgide duruyor önceki Bond filmlerine göre. Sadece soluksuz aksiyon izlemiyor, daha bir felsefik, daha realist bir yaklaşım görüyoruz. 
   
     
Hazır Batman benzetmesine girmişken Javier Bardem'in karakteri Silva da bir bakıma Joker'e benzetilebilir o zaman. Özellikle tavrı ve tarzı.. Bu zamana kadar James Bond filmlerindeki en 'farklı' ve en 'başarılı' kötülerden biri. Zaten Bond filmlerinde kötü karakter ve yaptıkları gerçek dünyada yaşananlar ile bir paralellik sergiler. Burada da bir intikam hırsı, bu uğurda gözü kara bir kötü adamı izliyoruz. Javier Bardem usta bir oyuncu ve bir kez daha kendini ispatlıyor.
          
Olmazsa olmaz Bond kızları ise bu filmde yine iki tane ama rolleri çok uzun sayılmaz. Özellikle Bérénice Marlohe bu zamana kadarki en kısa sahneli esas Bond kızı ünvanını taşıyabilir. Ama seksapelite konusunda diğerlerinden eksik kalır yanı yok. Belkide filmin 143 dakikalık süresi yüzünden de böyle hissetmiş olabilirim.. Naomie Harris ise Ajan Eve olarak karşımıza çıkıyor ve Bond kızı kulvarından kendince bir adım uzaklaşıyor. Ama Skyfall'ın esas Bond kızı bu sefer; Judy Dench'in 7. kez canlandırdığı M. Diğer kızlara göre epey bir rol çaldığı söylenebilir.. Bu filmin sürprizi ise Daniel Craig James Bond olduğundan beri filmde göremediğimiz, ona alet edevat sağlayan Q. Şuan Bulut Atlası'ndaki rolü ile de beyazperdede olan isim Ben Whishaw, yeni Q olarak karşımıza çıkıyor, daha çömez ve dahi çocuk görünüşüyle.. Ralph Fiennes, Albert Finney, Ola Rapace ise kadrodaki isimlerden bazıları. Kısaca 50. yıla yaraşır bir kadro barındırıyor Skyfall
     
Filmin yönetmeni Amerikan Güzeli ile övgüler toplayan Sam Mendes, özellikle filmi teknik olarak değerlendirirken farkını belli ediyor. Filmin planları büyüleyici..  Gerek Türkiye'nin, gerekse Çin'in perdede akışı Sam Mendes tarzını yansıtıyor. Herkes sahne akışını bu şekilde, plana odaklı işleyemez. Ama geri kalan kısımla, bir bütün olarak ele alırsak filmi, klasik Bond filmlerinden pek farklı olduğu söylenemez. Hikayeyi al, bir kaç aksiyon sahnesi ekle, ikide Bond kızı.. Tamam film hazır. Sam Mendes'de bu izden gidiyor ve daha önce aksiyon filmi çekmemiş yönetmenin bu ilk işinde epey başarılı olduğu söylenebilir. İmkanların ve bütçenin el verdiği sürece James Bond zaten bir şekilde çıta atlamaya devam edecektir.
      
    
Bond filmlerinin dikkat çeken bir yanı da giriş jenereği ve müziğidir. Burada da Thomas Newman bir kez daha Sam Mendes ile birlikte çalışıyor. Jenerik müziği Skyfall'ı ise güçlü sesi ile Adele seslendiriyor. Görüntülerle birlikte müthiş bir çalışmaya tanıklık ediyoruz açılış sahnesinden hemen sonra.
        
Sonuç olarak, James Bond bir kez daha fırtına gibi esiyor beyazperdede. Aksiyonu kadar mizahı da bol içerisinde.. En iyi Bond filmi denemez belki ama listenin üst sıralarında olacağından şüphem yok. Kısaca, gayet başarılı ve vaadini fazlasıyla yerine getiren bir film Skyfall. İmkanınız varsa bu filmi IMAX sinemasında izleyin. Filmi izlemiyor resmen bir parçası oluyorsunuz.. Not: Daniel Craig'i iki kere daha James Bond olarak izleyeceğiz önümüzdeki senelerde. Böylece bu uzun soluklu serinin en az iki filminin daha çekileceğini söyleyebiliriz.   (8.5/10)
      
    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder