19 Kasım 2012 Pazartesi

J.Lo ile 90 Dakika


Bu sene çok iyi konserler organize edildi ülkemizde. Yabancı sanatçıların genelde pas geçtiği iki kıtanın buluştuğu bu şahane metropol, sonunda hakettiği değeri görmeye başladı. Yılın bombası Madonna'ydı.. Tek bir performans ile TT Arena'yı doldurdu, taşırdı. Biletleri de 4 günde tükenmişti.. Akabinde Pitbull, Enrique Iglesias ve niceleri.. Derken bir dünya starı, Jennifer Lopez, tam 3 konser için İstanbul'a geldi. Başta tek bir performans gecesi için gelecek olan J.Lo, yoğun ilgi üzerine biletler tükendikçe konser sayısını arttırdı. Önce cumartesi gecesi eklendi, o biletler de tükenince çarşamba gecesi ayarlandı. Ve ilk defa bir şehirde 3 konsere imza attı. Jennifer Lopez hazır ayağımıza kadar gelmişken sahne performansını görmeden olmazdı.

     
Aylar öncesinden alınan biletler ve sabırsız bir bekleyiş derken vakit hızlıca geçti, konser günü geldi çattı. Önceki konser tecrübelerimden yola çıkarak organizasyonda bozukluk olmaması mucize olurdu diyorduk. Nitekim yine kötü bir organizasyon ile karşı karşıyaydık. 400 küsür TL'den satılan 'VIP Sahne Önü' biletleri haddinden fazla satılınca insanlar balık gibi sıkış tepiş bir ortama maruz bırakılmıştı. Daha az paraya (200 TL'cik kadar) tribün tercih edenler kesinlikle daha doğru bir tercih yapmışlardı. Sonuçta bir şov vardı sahnede ve tribünden izlemek daha rahat, daha keyifliydi eminimki. 
      
Ama bu kötü organizasyonun negatif etkisini Jennifer Lopez 90 dakikalık muhteşem şovla yok etti resmen. Tüm sempatikliği, enerjisi, sıcak kanlılığı ile seyirciye hakim, güçlü, harika bir kadın vardı önümüzde. Hiç durmadı.. Hem dans edip hem şarkı söylemeyi kaç kişi becerebilir? Britney Spears'ın bile playback yaptığı bu tip turnelerde Jennifer Lopez'in de aynısını yapacağını beklerken tamamen, vokallerle beraber canlı bir performans sergiledi. Detone falan da olmadı ayrıca.. Hem görsel hem de işitsel tek kelime ile HARİKA'ydı.. Salonu dolduran 12bin kişinin tamamı ile iletişim halindeydi. Yani çok interaktif bir konserdi. Her bölüm ile ayrı ayrı ilgilenip hem süre geçirdi hem de gönülleri fethetti. En öndekilerin ellerini tuttu, kimine imza verdi, Türkçe 'Seni Seviyorum' dedi, öpücükler attı, bol bol güldü, ilgi karşısında bir ara duygulandı, gözleri doldu.. Kısaca; pozitif enerjisini tüm izleyicilere geçirdi. 
     
Dance Again, On the Floor, If You Had My Love, Waiting For Tonight, Goin' In, ve nice eski yeni bir sürü parçasını seslendirdi. Kimi zaman tempo düştü, slow takıldı, kimi zaman kendisi sahnede ordan oraya koşarken bizleri de coşturdu, kopardı.. Sahne her daim doluydu. Bir yandan şov devam ediyor, bir yandan dev ekrandaki farklı görselliklerle izleyenleri büyülüyordu. 6 kez kostüm değiştirdi. Hepsi de birbirinden gösterişli ve seksiydi. Meşhur poposunu da bol bol sallamayı ihmal etmedi. Tam da beklediğimiz gibiydi. Hatta daha da fazlası.. 
      
Photographed by Semih Hazar
Normalde 'Jennifer Lopez'i ne kadar seviyorsun?' diye sorsalar 'Ehh işte' diye cevaplardım. Şimdi cevabım daha farklı.. Çok eğlendim, büyülendim, keyifli dakikalar geçirdim. Güzel bir anı, unutulmayacak bir deneyim oldu bizim için bu konser. Kaçıran üzülsün bence çünkü böyle bir şovu her zaman izleyemezseniz. Nitekim bizde J.Lo kaç kere geliyor ki deyip almıştık biletleri, iyiki de almışız. Aldığı paranın hakkını kuruşu kuruşuna verdiğine inanıyorum. O yüzden helal olsun. Ama organizasyon şirketine haram zıkkım olsun! Bu arada final konserini Türk Bayrağı ile tamamlaması da büyük bir jest. Her ülkede böyle şeyler yapması, şovun parçası olması bile izleyiciye güzel duygular yaşattırıyor mu? Evet.. Umarım daha iyi organizasyonlarla dünya starlarını İstanbul'umuzda ağırlamaya devam ederiz..
     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder