1 Aralık 2012 Cumartesi

Aralık'ta 4 Hafta 4 Film


Yılın bu son ayında da sinemalardaki hareket hiç ara vermeden devam ediyor. Özellikle her geçen hafta daha çok film vizyona girmeye devam ederken biz izleyicilere de seçim yapmak daha da zor hale geliyor. Sonuçta herkesin kısıtlı zamanı var ve bu kadar film arasında seçim yapmak epey zor. Şimdi Aralık ayında her cuma vizyona giren filmlerden en dikkat çekenlerine şöyle bir göz atalım;


7 Aralık'ta UIP Türkiye tarafından vizyona sokulacak olan Uçuş / Flight, Denzel Washington'ın başrolünde olduğu bir drama.. Konusu şöyle: Başarılı bir pilot olan Whip Whitaker (Denzel Washington), düşmekte olan bir uçağı bütün pilotluk yeteneklerini kullanarak çok sıra dışı bir biçimde, en az hasarla yere indirmeyi başarırır; mürettebatla birlikte uçaktaki pek çok insanın da hayatı kurtulur. Whip hastanede gözünü bir kahraman olarak açar ama kaza soruşturmasında hiç beklenmedik bir ithamla karşılaşır. Raporlar kaptan pilotun yani kendisinin alkollü çıktığını göstermektedir. Bir yandan kurtardığı hayatlar, hiç kimsenin o uçağı kendisi gibi indiremeyeceğini söylerken bir yandan da açılan mahkeme ile uğraşmak zorunda kalır. Yönetmen koltuğunda ise usta bir isim; Robert Zemeckis oturuyor. Kendisini Kutup Ekspresi, Yeni Hayat / Cast Away, Geleceğe Dönüş Serisi gibi filmlerden hatırlamak mümkün. En son hareket yakalama tekniği ile bilgisayarda animasyonlaştırdığı filmlerle adından söz ettiren usta yönetmen, yine kanlı canlı sinemaya geri dönüş yapıyor uzun bir aradan sonra. Bakalım dönüşü muhteşem olacak mı? Film hakkında detaylı bilgi ve fragman için tıklayınız.


14 Aralık'ta ise fanatiklerinin sabırsızlıkla beklediği bir film vizyona giriyor.. Hobbit: Beklenmedik Yolculuk / Hobbit: An Unexpected Journey. İki bölüm olarak planlanan fakat ikinci bölümünde iki film olarak hazırlanması ile bir üçlemeye dönüşecek olan serinin bu ilk halkasında Bilbo Baggins'in gençliğine gidiyoruz. Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin öncül kitabı olarak görülen Hobiit'ten uyarlanan filmin yönetmeni tabii ki Peter Jackson. Bilbo huzurlu Hobbit toprakları olan The Shire'da yaşarken bir gün büyücü Gandalf aniden ortaya çıkar ve Bilbo kendisini efsanevi savaşçı Thorin tarafından yönetilen 13 cücelik maceracı bir grupta buluverir. Ejder Smaug'dan Erebor'un kayıp Cüce Krallığı'nı geri almak için çıktıkları bu yolculukta Goblinler, Orklar, öldürücü Warglar, Dev Örümcekler, Şekil Değiştirenler ve Büyücülerle dolu yollardan geçeceklerdir. Yüzüklerin Efendisi üçlemesinden tanıdığımız Ian McKellen, Cate Blanchett, Ian Holm, Christopher Lee, Hugo Weaving, Elijah Wood, Orlando Bloom ve Andy Serkis'i yeniden seyredeceğimiz filmde John Bell, Luke Evans, Ryan Gage, Evangeline Lilly gibi kalabalık bir oyuncu kadrosu da eşlik ediyor. Filmin, özellikle 2000'li yıllara damgasını vuran Yüzüklerin Efendisi üçlemesi kadar büyüleyici  bir atmosfer sunacağından şüphem yok. Bu da gösteriyor ki; 2010 küsürlü yıllarda da Hobbit çok konuşulacak. Yılın filmlerinden biri olacağından şüphem yok.


En çok ilgi uyandıran kahramanlardan biri, eski askeri polis Jack Reacher, The New York Times’ın çok satanlar listesinde yer alan yazar Lee Child’ın romanından beyaz perdeye geliyor. 21 Aralık’ta ülkemizde vizyona girecek olan filmin başrolünde ise Tom Cruise yer alıyor. Filmin konusu ise şöyle: Beş kişi usta bir nişancı tarafından sadece altı el ateş edilerek öldürülür ve tüm deliller gözaltındaki şüpheliyi göstermektedir. Sorgulamada şüphelinin söylediği tek bir şey vardır: “Jack Reacher’ı bulun!”. Böylelikle gerçeği bulmak adına Jack Reacher’ı, şiddet konusunda yetenekli ve saklayacak bir sırrı olan beklenmedik bir düşmanla karşı karşıya getiren sıra dışı bir kovalamaca başlar. Jack Reacher’da Cruise’a Rosamund Pike, Richard Jenkins, Werner Herzog, David Oyelowo ve Robert Duvall gibi isimler eşlik ediyor. Bu gerilim yüklü aksiyon dramasını kaçırmamak lazım.. Film hakkında detaylı bilgi ve fragmanı için tıklayınız.

Yılın son haftasında ise iki iddialı film öne çıkıyor. Bunlardan ilki Joe Wright'ın yönettiği, Tolstoy'un ölümsüz romanından bir kez daha beyazperde uyarlanan Anna Karenina. 1874 yılında genç ve güzel Anna Karenin yaptığı evlilikle St. Petersburg'un yüksek sosyetesi içerisinde çok iyi bir konuma sahiptir. Kocası Karenin Rus siyasetinin de önemli isimlerindendir. Bir gün erkek kardeşi Oblonsky'den eşi Dolly ile arasını düzeltmesini isteyen ve onu Moskova'ya çağıran bir mektup alır. Bu yolculuk esnasında tanıştığı Kontes Vronsky'nin garda kendilerini karşılayan oğlu, genç subay Vronsky ile aralarında bir kıvılcım çakar. Moskova'da düzenlenen büyük bir dans balosunda herkesin bakışları Vronsky ve Anna üzerinde toplanır. Anna, karşı koyamadığı bir aşka doğru sürüklenirken, Vronsky'den kaçıp St. Petersburg'a ve aile yaşantısına dönmesi, ne hakkında çıkan dedikoduları engelleyebilir ne de yüreğinde duyduğu aşkı.. Joe Wirght, Kefaret ve Aşk ve Gurur'dan sonra bu filmde de yeniden Keira Knightley'i başrole taşıyor. Güzel yıldıza filmde Jude Law ve Aaron Johnson eşlik ediyor. Özellike yönetmenin filmde kullandığı planlar ve sanatsal anlatım fragmanında öne çıkan kısımları. Filmin atmosferi de önceki versiyonlara göre daha bir renkli havada ve gösterişli duruyor. Diğer film ise Oscar ödüllü yönetmen Ang Lee'nin son filmi, 3 boyutlu Pi'nin Yaşamı / Life of Pi. Kaçırmamak lazım..

2012'yi de bu filmlerle tamamladıktan sonra 2013 yılında da birbirinden iddialı filmlerin gösterime gireceğini müjdeleyelim. Neler mi? Mama, Dünya Savaşı Z, Iron Man 3, Superman: Man of Steel, Sefiller, Carrie, Hızlı ve Öfkeli 6, aklıma ilk gelenler.. Şimdiden iyi yıllar dilerim. 

2 yorum:

  1. The Master Bursa'da hangi tarihte gösterime girecek? Haftalardır onu bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazıkki belli değil.. Bu haftanın (7.12.2012) programında gözükmüyor.. :(

      Sil