15 Aralık 2012 Cumartesi

Hobbit: Üçlemenin İlk Halkası


Peter Jackson'ın efsane seri Yüzüklerin Efendisi'ne son nokta koymasının üzerinden tam 9 yıl geçti. Serinin hayranları başta olmak üzere hemen hemen herkes epik üçlemenin öncesini anlatan Hobbit'in de beyazperdeye uyarlanmasını dört gözle bekliyordu. Peter Jackson ise önceliği King Kong, The Lovely Bones gibi yükselttiği çıtaya erişemeyen filmlere vererek bir nevi kendini dinlendirmeye adadı. Akabinde Hobbit'in arkasındaki muallak sona erdi ve çekimlerin başlaması ile heyecanlı bir bekleyiş dönemin girildi. Gerçekten setten sızan her haber, her bir kare fotoğraf beklentileri yükseltir nitelikteydi. Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde olduğu gibi Hobbit: An Unexpected Journey / Hobbit: Beklenmedik Yolculuk'ta Aralık ayında vizyona girdi..
     
Hobbit, Yüzük Kardeşliği'nin tam 60 yıl öncesinde başlıyor ve Bilbo Beggins'in gençliğine gidiyor. Bilbo, huzurlu Hobbit toprakları The Shire'da mutlu mesut yaşarken bir gün büyücü Gandalf ortaya çıkar ve Bilbo'nun hayatı değişir. Kendisini bir anda efsanevi savaşçı Thorin tarafından yönetilen 13 cücelik maceracı bir grubun içinde buluverir. Ejder Smaug'dan Erebor'un kayıp Cüce Krallığı'nı geri alabilmek için çıktıkları bu yolculukta Goblinler, Orklar, Warglar, Büyücülerle dolu yollardan geçeceklerdir..
     
Aslında yine bir yol macerası bekliyor bizi. Yüzüklerin Efendisi'nin temeli, bu Hobbit serisi ile oluşmaya başlıyor. Kitabı okuyanların zaten aşina olduğu hikaye, Peter Jackson'ın kamerası ile ete kemiğe bürünüyor bir kez daha.. Bu ne demek peki? Cevap basit: İzleyiciyi müthiş bir görsel şölen bekliyor.. Şimdi biraz daha detaya girelim. Öncelikle film 3 boyutlu.. Yüzüklerin Efendisi'nden bir tık daha öteye götürüyor bizi izlerken ve hooop diye Orta Dünya'nın içine düşüyorsunuz.. Bu gibi filmlerde 3 boyutun önemini efektlerde değilde, yaratılan atmosferde görmek mümkün. Digital ve çok net bir görüntü bekliyor izleyiciyi. Saniyede 48 kare oynatılarak bu görsel şölene dönüşen film özellikle mücadele sahnelerinin hareketliliği ile birleşince biraz yorucu olabiliyor. Yinede büyüleyici ihtişamından hiçbir şey kaybetmiyor.
       
Hobbit'e bir Yüzüklerin Efendisi filmi gibi bakmak yanlış olur. Hikayesinden tutunda, filmdeki temel amaca kadar büyük farklılıklar olduğu gibi paralellikte mevcut filmlerde. Bilbo'nun evinde beliriveren cücelerin oluşturduğu kaos komediye göz kırparken türü için macera dolu bir fantazi demek yanlış olmaz. Hobbit kesinlikle başarılı bir kitap uyarlaması.. Ama kitapları karşılaştırdığınız zaman oluşan hissi bu filmleri karşılaştırdığınızda da yaşıyorsunuz. Sonuçta kitap olan Hobbit, Yüzüklerin Efendisi üçlemesi kadar değil.. Filmde öyle.. Ama Peter Jackson kendini tekrar ediyor dersek yanlış olur bence. Çünkü kendi yükselttiği çıtaya bu film ile rahatlıkla ulaşıyor ve teknolojinin el verdiği şekilde, özellikle teknik anlamda bir adım daha öteye gidiyor. Peter Jackson bir kez daha o muhteşem hayal gücünün sınırlarını zorlayarak Orta Dünya'yı en ince detaylarıyla sunuyor seyirciye.. Gerek Elflerin ülkesi olsun gerekse Goblinlerin, hepsi de tasarım harikası.. Bunu beyazperdeye uyarlamak herkesin harcı değil tabii ki. O yüzden Peter Jackson'ın önünde bir kez daha şapka çıkarıyorum.
     
     
Hobbit'te izleyiciye bir üçleme olarak ulaşacak. Aslında iki film olarak planan proje kimbilir hangi sebepler ile üçlemeye dönüştürüldü, stüdyo bilir (!). İlk filmin bir artan bir azalan tempoyla ilerleyen 169 dakikalık süresini biraz daha kısaltabilirdi yönetmen belki ama bu hali ile filmin çok doyurucu olduğunun altını çizmek isterim. Kısaca; bir Yüzüklerin Efendisi değil belki ama serinin fanatiklerini epey bir tatmin edecek yapım Hobbit. Önümüzdeki iki sene daha bu macera görsel anlamda şovunu sürderecek şüphesiz. Eğerki bu filmi Imax'te izleme fırsatı bulursanız kendinizi ekipten bir kişi gibi görmeniz de mümkün. O yüzden kaçırmayın derim..    (9/10)
    
     
Bu filmi herkesten önce, Cinemaximum ve İş Bankası'nın öncülüğünde yapılan Türkiye galasında izleme şansı elde ettim. Fuaye alanı dahil, müthiş bir organizasyona imza atmışlardı Warner Bros. Türkiye ile birlikte.. Emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim. 
      
   


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder