7 Aralık 2012 Cuma

Oscarlara Direk Uçuş


Forest Gump ile Oscar kazanan ünlü yönetmen Robert Zemeckis, 10 küsür senedir hareket yakalama tekniği ile animasyonlaştırdığı filmlerle adından söz ettirdikten sonra, yine kanlı canlı sinemaya geri dönüş yapıyor. Kendisi gibi Oscarlı bir isim; Denzel Washington'un başrolde olduğu filmi Uçuş / Flight, Amerika'dan bir ay sonra, UIP Türkiye dağıtımında, ülkemizde de vizyona giriyor.
      
Filmin konusunu şöyle özetleyebiliriz; Başarılı bir pilot olan Whip Whitaker (Denzel Washington), düşmekte olan bir uçağı bütün pilotluk yeteneklerini kullanarak çok sıra dışı bir biçimde, en az hasarla yere indirmeyi başarırır; mürettebatla birlikte uçaktaki pek çok insanın da hayatı kurtulur. Whip hastanede gözünü bir kahraman olarak açar ama kaza soruşturmasında hiç beklenmedik bir ithamla karşılaşır. Raporlar kaptan pilotun yani kendisinin alkollü çıktığını göstermektedir. Bir yandan kurtardığı hayatlar, hiç kimsenin o uçağı kendisi gibi indiremeyeceğini söylerken bir yandan da açılan mahkeme ile uğraşmak zorunda kalır.
       
Yukarıdan da anlaşılacağı üzere film yürekleri ağıza getiren bir uçak düşüşü sekansı ile başlıyor. Yeni Hayat / Cast Away'daki uçağın nasıl düştüğünü hatırlarsanız eğer, Robert Zemeckis'in bu konuda kendini tekrar etmediğini göreceksiniz. Bu ilk yarım saatte gerilim had safhada olduğu için tüyleriniz diken diken olacak. Sık uçağa binen birinin etkilenmemesi mümkün değil.. Ama akabinde film asıl yolunu çizmeye başlıyor. Yan karakterlerini çok iyi kullanan bir dramaya dönüşüyor.. Halkın gözünde bir kahraman olan pilotun iç dünyasına adım atılıyor. Aslında bu konudaki ip uçlarına uçuş öncesindeki sabah, yani filmin ilk saniyelerinde ulaşılıyor. Çırılçıplak bir kadın bedeni, alkol ve uyuşturucu kullanımı filmin sertliği ve gerçekçiliği konusunda bir sinyal veriyor. Karşınızda sadece bir film kahramanı olmadığını anlamanız uzun sürmüyor. Filmin içine girdikçe karakterle bir şekilde özdeşleşiyor ve onunla birlikte kararlar veriyorsunuz. Her ne kadar aksini yapmak istesenizde.. 
     
Hayat dediğimiz kavram, kararlar sonucu şekillenen, kaderin bir oyunu değil midir? Uçuş / Flight temelde pilot Whip'in hikayesi olsada, kesişen hayatların bir öyküsü aslında.. Pilot Whip Whitaker düşen uçakta kritik kararlar verirken, filmin başka bir karakteri Nicole'un ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide gidiş gelişini görüyoruz. Kader mi onu bu yola itmiştir yoksa kendi kararları mı? Belki bu anlamda en iyi cevabı yine film veriyor, hastane merdivenlerdeki sigara sohbeti esnasında. Ama finali ile de klişe Amerikan filmi olmaktan kurtulamıyor.. Bir sürü dini motifin filme giydirilmesi ile muhafazakar bir duruş sergilemeye çalışıyor Uçuş. Kadercilik bu durumda ağır basıyor belki ve mesaj bu yönde izleyiciye ulaşmaya çalışıyor. Sonuç olarak bu durum, komik olmaktan öteye geçemiyor.
     
Yönetmen Robert Zemeckis'i Geleceğe Dönüş serisinden, Tom Hanks'li Yeni Hayat'tan, What Lies Beneath, Contact / Mesaj, Forest Gump gibi filmlerden ve Kutup Ekspresi, Beowulf, Noel Şarkısı gibi animasyonlardan hatırlamak mümkün. Yönetmen bu filmde bir farklılık sunuyor mu seyirciye? Hayır.. Ama önceki filmlerinde olduğu gibi isminden bir şekilde söz ettirmeyi başarıyor. Özellikle filmin çekimi ve içeriği ile hafızalara kazınacak sahneleri ile. Gerek oyunculukları, gerekse diyalogları ile öne çıkan 'hastanedeki sigara kaçamağı', oteldeki son gece, uçak düşüş sekansının tamamı, bu sahnelerin bir kaçı..
      
Dramaların can simidi olan oyunculuklar, bu filmde tek kelime ile muhteşem.. Denzel Washington'un performansı ayakta alkışı hakediyor. Diğer oyuncular Kelly Reilly, John Goodman, ve tek sahnelik performansı ile James Badge Dale döktürüyor. Zaten kendilerini ispatlamış bu isimler bu rolleri ile zirveye giden yolda bir basamak daha yükseliyorlar. Gerçi John Goodman daha ne kadar yukarıya çıkabilir ki? Ama şunu belirtmeden geçemeyeceğim; alkol, uyuşturucu ve sigara da bu filmin başrollerinden.. Özellikle her sahnede yer alan sigara, bir kez daha tiksindirdi beni ve düşünmeden edemedim: Bu filmi TV'de oynatmak mümkün olacak mı? Sürekli buğulanmış bir görüntü olurdu herhalde.
      
     
2013 yılındaki Oscarlara direk uçuş yapıyor Uçuş / Flight. Gerçekçi, çarpıcı ve düşündüren bir film.. Tabii gerilim dozu da epey bir yüksek. 15 yaş sınırı ile dikkat çeken Uçuş, eksi yönlerine rağmen yılın en iyi dramalarından biri kabul edilebilir..    (8.5/10)
     




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder