15 Şubat 2013 Cuma

Oyun Dünyasına Ralph ile Yolculuk


Çizgi film denince akla gelen ilk yapım şirketidir Disney. Yıllar boyu kendi filmlerini üreten firma, Pixar'ı da satın aldıktan sonra rakipleri ile arasını epey açmış, liderliğini sabitlemişti. Üretime tam gaz devam eden stüdyo bu sene 3 filmi ile En İyi Animasyon dalında Oscar adayı. Siyah beyaz stop motion animasyonu Frankenweenie ve Pixar'ın elinden çıkma Cesur / Brave geçen yıla damga vurup adaylığı kapan filmlerdi. 2012'in son aylarında Disney'in çatısı altında hayat bulan Oyunbozan Ralph / Wreck-It Ralph, 3. ve bence en güçlü aday. Pixar standartlarındaki bu film, Avrupa'da ve ülkemizde biraz gecikmeli olarak bu hafta vizyona giriyor. 
     
2.7 metrelik boyu ve 291 kiloluk cüssesiyle Ralph, Tamir Et Felix Jr. oyununun yıkıcı ve kötü olması gereken karakteridir. Ralph, yer aldıkları oyunun içinde sürekli durumu kurtaran “iyi adam” Tamir Et Felix Jr.'in gölgesinde kalmaktan bıkmıştır. Ama yıllardır aynı şeyi yapan ve tüm övgüleri Felix'in topladığını gören Ralph, artık kötü adam rolünden ve dışlanmışlıktan bıktığını hisseder. Bir kahraman olmak adına gereken her şeye sahip olduğunu kanıtlamak için farklı nesillerden video oyunları arasında bir yolculuğa çıkar. Ralph arayışı sırasında, ilerlemeli oyun Hero's Duty'deki madalyayı kazanmaya çalışırken yanlışlıkla kötü böceklerin Sugar Rush oyununa geçmesine neden olur. Şeker kaplı araba yarışı oyunu olan Sugar Rush'dan alıngan ve uyumsuz Vanellope von Schweetz ile de büyük bir maceraya atılırlar.
      
Seyirciyi atari oyunlarının dünyasına götüren Oyunbozan Ralph'in yönetmeni çizgi-dizi kökenli ve Emmy ödüllü Rich Moore. Bu ilk uzun metraj filmindeki hikayenin oluşumunda da katkısı olan ismi The Simpsons'dan hatırlamak mümkün. Gerek senaryo, gerekse görsel açıdan filmin göz doldurduğunu söyleyebilirim. Oyunlar arasındaki jenerasyon farkı çözünürlüklere bağlanıp filmin içine harika bir şekilde entegre edilmiş. Bunun gibi daha bir sürü espri ve komedi filmin geneline yayılmış durumda. Sadece komedi değil, macera, hatta ufak çaplı dramatik anları da barındıran filmin 3D oluşu ve dijital ekranda o renk skalası (her ne kadar biraz fazla pembe tonları barındırsa da) tek kelime ile büyüleyici. Planları konusunda Cesur kadar gerçekçi değil belki ama atari dünyasının pikselleri fazlasıyla tatmin edici. 3D olarak çok fazla ekrandan öne fırlayan bir şey yok belki ama filmin derinliği hoş bir seyirlik yaratıyor. 
      
90'lı yıllarda atari salonlarını mesken tutan çocukların, yani günümüz yetişkinlerinin tek tek hatırlayacağı kahramanları barındıran film, izleyiciyi bir nevi zaman yolculuğuna çıkarıyor. Eminimki çocukların çok seveceği bu yeni kahramanlar, büyüklerin de anılarını canlandıracak. Bu yüzden filmin sadece çocuklara hitap eden bir animasyon olduğunu söylemek yanlış olur. Asıl film öncesinde standart hale gelen kısa animasyon da siyah beyaz, klasik Disney çizgilerini taşıyan Paperman isimli bir aşk hikayesi. O bile çocuklardan ziyade yetişkinlere göz kırpan bir animasyon.
      
Kime hitap ederse etsin Oyunbozan Ralph'in bir kahkaha makinesi olduğunun altını çizmek istiyorum. En başından sonuna kadar bir artıp bir azalan tempoda gülmeye devam ediyorsunuz. Ama baştan sona hep gülüyorsunuz. Bu esnada film mesajını da vermeye devam ediyor. 
     
Disney'in bir çok filminde asıl kahramana eşlik eden sevimli bir karakter vardır. Bu bir hayvan veya bir insan olabilir. Bazı filmlerde küçük bir çocuktur. Burada da bilgisayar oyunu karakteri olan zıpır kız çocuğu Vanellope von Schweetz var. Giysileriyle tokalarıyla ve tabii ki  yaramazlığı ile seyirciyi kendine bağlamakta zorluk çekmiyor. Tanıdık gelmiyor mu size de?   
      
Oyunbozan Ralph son yılların en keyifli animasyon filmi şüphesiz. Sağlam senaryosu, eğlenceli görselliği ile dolu dolu bir film demek yalan olmaz. Büyük küçük herkesin izleyip, özellikle Street Fighter oynayarak yetişmiş neslin kendinden bir parça bulacağı bu filmi kaçırmayın. Son cümle: Disney bu işin ustası kesinlikle..    (8.5/10)
     
     
    
    
      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder