10 Nisan 2013 Çarşamba

De Palma'nın Öldüren Tutku'su


Brian De Palma şüphesiz sinemanın usta yönetmenlerinden ve özellikle Scarface, Carrie gibi kült filmler ile ismini sinema tarihine yazdırmış biri. Merkezine kadın bir karakteri alan Femme Fatale geriliminden tam 10 sene sonra bir kez daha kadınların dünyasına giriyor De Palma. Hemde kendi sinema sanatını kullanarak. Ama anlayabilene.. Günümüzde sinemadan beklentilerde farklı şekiller aldığı için filmi iki türlü ele almak lazım. Bu filmden ne bekliyoruz? Ne ile karşılaşıyoruz?
     
Açıkçası filmografisinde Mission: Impossible gibi aksiyon, Mission to Mars gibi bilim-kurgu bulunduran yönetmenin en usta olduğu konu bu gizemli gerilim türü. Bunu Passion / Öldüren Tutku ile bir çıta daha yükseltiyor. Planlar, kurgular, ışıklar, ekranı bölmeler (tek bir sahnede bile olsa), tamamen sinematografi açısından buram buram De Palma işi kokuyor. Ama bu kaç kişiye hitap ediyor orası şüpheli. Erotizmle ters orantılı gerilimi ile Öldüren Tutku'da 50 yıl öncesinin tadını alabilmek mümkün. Özellikle müzikler ile desteklenen hikayenin gizemli ilerliyişi buna örnek verilebilir. Tam dozunda.. Ne çok derinlemesine konuya giriliyor ne de çok fazla kafa karıştırıyor. Uzun bir giriş bölümünün ardından ikinci yarı bir takım tahmin edilebilir sürprizler sunuyor ve abartmadan filmi noktalıyor.
    
     
Christine ile Isabelle bir reklam kampanyasında birlikte çalışmaktadır. Pozisyon olarak Isabelle'in üstünde olan Christine, kampanya ile ilgili Isabelle'in fikrini kendininkiymiş gibi ifade eder. Bundan sonra işler karışmaya başlar. Kadınlar arası hırs, intikam, rekabet ve tabii ki tutku, gerçek hayatla rüyalar arasında gizemli bir savaşa dönüşür. 
     
Eğer yeni bir Temel İçgüdü bekliyorsanız büyük bir hayal kırıklığı olacaktır sizin için. Maalesef Öldüren Tutku / Passion bu anlamda çok daha yüzeysel kalıyor. Gizemi had safhada tutarken erotizm ve gerilim arka planda kalıyor. Posterinde yer alan 18+ ibaresinin hakkını kesinlikle vermiyor. (Muhtemelen filmi izlemeden ismine ve postere bakarak vermişler yaş sınırını) O yüzden buradaki en önemli soru; 'bu filmden ne bekliyorsunuz?' olacaktır. Eğer nostaljik bir tadımlık niteliğinde De Palma sineması görmek istiyorsanız bu film yönetmenin iyi bir dönüşü kabul edilebilir. Yok, gerçekten orjinal bir hikaye, biraz seks ve çıplaklık ile süslendirilmiş gerilim filmi beklentiniz varsa yanlış kapıdasınız.
      
2010 tarihli Alain Corneau'nın yönettiği Fransız filmi Love Crime'ın yeniden çevrimi olan yapımda başrolleri Rachel McAdams ile Noomi Rapace paylaşıyor. İki iddialı kadın, müthiş performanslar diye özetlemek isterdim ama ne yazıkki Noomi Rapace, o saç modeli ile biraz fazla ezik kalıyor. Rachel McAdams ise her zamanki gibi çok başarılı. Yıllar önce Mean Girls'teki Regina karakteri sanki büyümüşte bir iş kadını olarak karşımıza çıkıyor Passion'da.
     
Kısaca Öldüren Tutku / Passion, Avrupa sineması tadında bir gizemli kurmacalar dünyasına yolculuk vaad ediyor. Bunu da iki güzel kadın üzerinden yapıyor. Alışık olduğumuz sürprizler fazla şaşırtmasada, iyi bir seyirlik kabul edilebilir. Beklentileri fazla yüksek tutmamakta fayda var..    (6/10)
    
      
      
      


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder