4 Mayıs 2013 Cumartesi

Marvel 'Bireysel' Sunar: Iron Man 3


Tony Stark ile tanışalı epey bir oldu aslında. Kendisini şimdiye kadar iki Iron Man, bir de The Avengers filminde izledik, sevdik. Süper kahramanlar içinde en zengin, en küstah ama bir o kadar da eğlenceli olan Tony Stark, yani nam-ı diğer Iron Man, 3. bireysel macerası ile sinemalarımıza konuk oluyor. 
    
Oyuncu / yönetmen / yapımcı Jon Favreau tarafından başlatılan seride yönetmenlik ve senaristlik koltuğunu, ismine yönetmen olarak pek aşina olmadığımız biri; Shane Black (Cehennem Silahı serisinin yazarı) devralıyor. Serilerde 'taze kan' etkisinin çoğu zaman olumlu geri dönüşler sağlamadığını biliyoruz. Ama Iron Man için bunu söylemek mümkün değil. Özellikle ikinci filmde epey bir bocalayan Iron Man, yeni senarist ve yönetmenin etkisiyle tekrar grafiği yükseltiyor. Ayakları yere basan bir hikayeyi, kusursuza yakın bir görsel efekt bombardımanı destekliyor. Peki bu sefer hikayede neler oluyor? 3. filmin kötüsü kimi zaman Iron Man'den daha da güçlü olan The Mandarin isimli bir terörist. Tabii sadece görüntüde bu şekilde (Aynı gerçekte de olduğu gibi) İşin arkasında çok daha güçlü bir 'kötülük' yer alıyor. Hemde en sıcak ve ateşlisinden..
    
Film bizi 1999 yılının son dakikalarına götüren bir flashback ile başlıyor. Tony Stark'ın çapkınlığı ile bağlantılı bir deneye kısada olsa tanıklık ediyoruz ki hikayenin temellerini bu deney oluşturuyor. Akabinde şekillenen konuyla beraber aksiyon, gerilim, macera ve tabii müthiş diyaloglara bağlı olarak ortaya çıkan komedi etrafımızı sarıyor. Sürprizleri bozmamak için hikaye ile ilgili fazla detaya girmeden filmin teknik yönlerine geçmek istiyorum.
     
Öncelikle sinema sektöründe her geçen yıl teknolojinin etkisi ile filmlerde kullanılan tekniklerin de geliştiğine tanık oluyoruz. En son Oblivion ile çıtanın yükseldiğini söylemiştik ve Iron Man 3 bunu biraz daha yükseltiyor. Görsel efektler her ne kadar bazı sahnelerde (evin yıkıldığı sahne özellikle) kendilerini belli etse de kesinlikle kusur bulmak zor olacaktır. Bu anlamda filmin epey bir iddialı olduğunu söyleyebilirim. Başta Iron Man'lerin final savaşı olmak üzere, uçakta ve diğer savaş/dövüş sahnelerinde bu efektlerin  göz doldurduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Sadece görsel değil işitsel anlamda da.. O yüzden sinemada, özellikle IMAX'te izlerken keyif almamamak mümkün değil. Film 3 boyutlu olduğu için gönül ister bir kaç özel 3 boyut efekti de görebilmek ama yinede genel anlamda gayet başarılı bir film Iron Man 3. 
     
Robert Downey Jr. bir kez daha başarıyla Tony Stark karakterinin altından kalkıyor. Senaryodaki diyalogların başarısı, Downey Jr.'ın oyunculuğu ile birleşince epey eğlenceli sonuçlar doğuruyor. Aynı Sherlock Holmes'da olduğu gibi. Tabii The Avengers'a göndermeler ve o filmden kalma panik atak hallerini  anmadan olmaz. Filmde epey bir tanıdık isim de mevcut. Pepper olarak bir kez daha Gwyneth Paltrow eşlik ediyor Downey Jr.'a. Ama asıl göz dolduran oyunculuklardan birine Ben Kingsley imza atıyor The Mandarin olarak. Hatta şaşırtıyor bile diyebilirim. 
     
Sonuç olarak tam da sinemada izlemelik bir film Iron Man 3. Eksik yanları var mı? Tabii ki ama vaadini de sonuna kadar yerine getiriyor. Türün ve serinin fanatiklerini epey bir memnun edecektir şüphesiz. Sonuçta filmin durduğu nokta belli ve bu kalıplar çerçevesinde bakmak ve kabul etmek lazım. Bence türü içerisinde başarılı sayılacak yapımlardan. Hatta Marvel'in karakterlerinin toplu çıkarması The Avengers'ı saymazsak en başarılı 'bireysel' seri olarak kabul edebiliriz Iron Man'i. Tony Stark önümüzdeki yıl The Avengers'ın devam filmi ile geri dönecek ama bireysel olarak yeni bir film şimdilik görünmüyor. Eğlenmek için izlenebilecek bu filmi imkanınız varsa IMAX'te görmenizi öneririm.   (8/10)
    
   


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder