5 Temmuz 2013 Cuma

911 Acil Durumunuz Nedir? - Acil Arama / The Call


- 911. Acil durumunuz nedir? (Ekranda o anda konum bilgileri çıkar.)
- Evimde biri var, çok korkuyorum..
- Tamam şimdi sakin ve soğuk kanlı olman lazım. Ekipleri hemen yönlendiriyorum adresine. İsmini öğrenebilir miyim?
     
Bizim ülkede alışmış olduğumuzun dışında, Amerika'daki tüm acil aramalar 911 numaralı hatta yapılmaktadır. Duruma göre 911 operatörü polisleri ve/veya ambulansı adrese o saniye yönlendirirken, telefondaki kişinin ruh haline göre de diyalog içerisine girerler. Amaç paniğe ödün vermeden zamanı iyi kullanabilmektir.
     
Çağrı merkezleri ve operatörler artık hayatımızın her alanında yer alırken bu grup içinde en zor işi acil aramalara bakanlar yapmaktadır. Olay sadece telefon ile görüşmeden öte, saniyelerle oynanan psikolojik bir testtir. Acil Arama / The Call'un da çıkış noktası da bu. Jordan (Halle Berry) 911 operatörüdür. Bir gün yardımcı olmaya çalıştığı telefondaki kızın canlı canlı ölümüne tanıklık edince bunalıma girer ve 911'in eğitim departmanında çalışmaya başlar. Rutin bir oryantasyon esnasında operatörlerden birinin zorluk çektiğini gören Jordan, telefonun diğer ucundaki kızın yardım çığlığına 'el atar'. Bu sefer bu kızı kurtarabilmek için büyük bir mücadeleye girişir.. Nitekim karşısında 'aynı' kişi vardır. Bkz. Aşağıdaki fragman..
     
Gerilim filmlerinde görmeye alışık olduğumuz unsurlar burada da mevcut. Ama senaryonun akıcılığı ve oyuncuların performansları filmi diğer örneklerinden farklı kılıyor. Biri Oscar ödüllü, diğeri en küçük Oscar adaylarından biri olan bu iki oyuncu, film için doğru seçimler. İnandırıcılıkları çok yüksek ki zaten olayların tamamının gerçek hayatta da olabilmesi mümkün.. Film ilk dakikadan itibaren izleyici kavrıyor ve yer yer yürekleri sıkıştıran bir gerilimle ilerliyor. Soluksuz heyecan fırtınası sunan film, tempoyu son 15 dakikasına kadar hiç düşürmüyor. Finalde yanlış yöne (polisiyeye) sapan yapım bir şekilde toparlanmaya çalışıyor ama birden bire giren bitiş jeneriği ile bu toparlamayı sağlayamadan, bazı soruları havada bırakarak noktayı koyuyor. Genele baktığımızda bu durum büyük bir sorun teşkil etmiyor ama yinede çok daha iyi olabileceğini düşünerek filmi bitirmek seyircide çok olumlu bir etki bırakmayabilir.   
      
Acil Arama / The Call ile Halle Berry yıllara meydan okurken Abigail Breslin'in de ne kadar büyümüş (ve biraz da cesur) olduğunu görüyoruz. Kısaca, temposu hayli yüksek bir gerilim filmi ile karşı karşıyayız. Çok fazla ekstrası olmadan, makul bir sürede, standartlar çevresinde vaadini yerine getiren The Call, senaryodaki eksikliklerine rağmen gişede sağladığı başarı ile devam filmine de göz kırptığını söyleyebilirim. Türü seviyorsanız mutlaka bir şans vermenizi öneririm.       (7.5/10)
     
    
Bu filmi geçen ay ORD-FRA uçuşunda, uçağın arızalı parçasının değişimini 'uçak içinde' beklerken izledim. Aklıma ilk Kim Bessinger'ın Ölüm Hattı / Cellular filmi geldi. Her iki filmde genel olarak benzerlikler taşısa da Acil Arama daha tempolu ve aynı çizgide ilerliyordu. Zaten stresli ve beklenenden uzun bir başlangıç yapmıştım dönüş yolculuğuma, bu filmde tuz biber oldu. İzlerken bazı sahnelerde içimin darlandığını, kısmen parçalandığını hissettim. Çünkü kendimi feci kaptırmıştım filme.. Hatta bir ara bende stres olup terlemeye başladım. İçinde bulunduğum durumun da bu psikolojiye katkısı olduğu açık.. Sonuçta iyi bir filmdi..
  

2 yorum:

  1. adama ne olduğunu anlamadım sonunda, ama gerçekten mükemmel bi film..izlememi sağladığınız için teşekkürler..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için ben teşekkür ederim :)

      Sil