30 Ekim 2013 Çarşamba

Yerçekimi / Gravity ile Uzaya 'Gerçek' Bir Yolculuk


Oksijen yok, yer çekimi yok.. Koskoca bir boşluğun içinde olmak nasıl bir duygudur acaba? Uzaya gitmek için binlerce doları gözden çıkaran 'uzay yolcularının' gündemde olduğu şu günlerde Sandra Bullock ve George Clooney, Alfonso Cuaron yönetimiyle seyirciyi bu 'yerçekimsiz' ortama davet ediyor. Bir uzay belgeselini müthiş bir psikolojik gerilimle harmanlayan usta yönetmen Alfonso Cuaron, şimdiden Oscarlara göz kırpar gibi.. Özellikle teknik anlamda filmin çıtaları yükselttiği bir gerçek. Yerçekimi / Gravity, 3 boyutlu olarak sinemalarda..
    
Filmin konusundan bahsedeyim; Dr. Ryan Stone (Sandra Bullock) zeki bir mühendistir ve emekliliğinden önce son görevine çıkan Matt Kowalsky yönetimindeki mekikle ilk uzay macerasına çıkar. Görevi, Hubble teleskopundaki arızayı giderip dünyaya dönmektir. Fakat bir felaket yaşanır ve kendilerini uzay boşluğunda ölüm kalım savaşı içerisinde bulurlar.
    
Çekimleri ve seyirci ile buluşması beklenenden çok daha fazla yıllar alan Yerçekimi / Gravity'nin arkasındaki isim; özellikle 3. Harry Potter filmi ile ismini dünyaya duyuran meksikalı yönetmen Alfonso Cuaron. 2003 ve 2007 yıllarında Oscar'a aday olan usta yönetmen, bu sene de Gravity ile bir hayli olumlu geri dönüşler alıyor olmalı. Senaryoyu oğlu ile birlikte kaleme alan Cuaron, Yerçekimi'nde teknolojinin sınırlarını zorluyor dersek yalan olmaz.
     
   
Filmi İstinye Park'taki IMAX salonunda 3 boyutlu olarak izledim, ki böyle filmleri IMAX'te sadece izlemiyor, resmen yaşıyorsunuz. Türkiye'nin en büyük perdesi, kristal gibi görüntü ile birleşince seyirciyi bir bilet karşılığı uzay macerasına çıkarıyor resmen. Filmin açılışındaki Cuaron'un kesintisiz tek plan çekimi ve o uzay görüntüleri gerçekten farksız bir deneyim yaşatıyor. Tabii bir noktaya kadar.. Heyecanın dozu bir anda artınca uzay boşluğundaki macerayı perdedeki kahramanımız ile yaşamak kaçınılmaz oluyor. Sandra Bullock nefes alamazken sanki salonda siz de nefes alamıyor gibi oluyorsunuz. Bunun en büyük nedeni de filmin içine seyircinin çok rahat girmesi. Senaryo gereği aksiyonun bir kişi etrafında dönmesi hikayeden çok duruma odaklıyor izleyiciyi.. Gerilimden gerilime geçiş arası anlık rahatlamalar yaşansa da film baştan sona soluksuz izlettiriyor kendini. 
    
Senaryoda bir takım eksiklikler yok değil. Karakterlerin detaylarına girilmese de bu durumu olumsuz değerlendiremiyorum. Filmin bulunduğu 'alan' itibariyle amacına uygun bir şekilde ilerleyip tam da dozunda bittiğini söyleyebilirim. Sanal bir ortamda oyunculuğun ne kadar zor olduğunu tahmin edebilirsiniz. Sandra Bullock'da bu anlamda; nefes alış verişinden mimiklerine kadar, yaşadığı gerilimi ve korkuyu harika bir şekilde yansıtıyor. Müthiş bir performans sergiliyor. Oyuncuların isimleri kesinlikle oyunculuklarının önüne geçmiyor.
     
Sonuç olarak Yerçekimi / Gravitiy, teknik yönleri ile devleşen bir yapım. Senaryoda ufak tefek kusurlar olsa bile hikaye ve oyunculuklar bunu çok rahat kapatabiliyor. Zaten çok fazla derine inmeye de gerek yok bence. Soluk kesen gerilimi tam ayarında.. Yılın en iyi filmlerinden biri. Müthiş bir uzay deneyimi yaşamak istiyorsanız buyrun IMAX'e ya da perdesi büyük bir digital salona..      (9.5/10)
   
    



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder