29 Aralık 2013 Pazar

Patron Mutlu Son İstiyor, BKM Seyirciyi Mutlu Ediyor


Yeşilçam tadında izlediğim filmleri hep ayrı tutmuşumdur. Yok sanat filmiymiş, yok büyük bütçeliymiş, farketmez.. Bakınız Hababam Sınıfı, Neşeli Günler, ve benzeri Yeşilçam filmleri.. Eğer bir filmi izlerken yeri gelip gülüyor, yeri geldiğinde duygulanıyorsam, ama genelde yüzümde bir gülümseme ile içimin ısındığını hissediyorsam o film kimin filmi olursa olsun benden geçer not alır. Nitekim Türk sinemasının 100. yılının ilk filmi olan Patron Mutlu Son İstiyor bunun son örneği.
   
Yine bir BKM filmi ve yine Kanyon Cinemaximum Sinemaları'ndaki büyük kalabalığın içinde biz. Her taraf filmin afişleri, görüntüleri ile süslenmiş. Yapımcı BKM olunca ister istemez beklenti de yüksek oluyor. BKM'nin çoğunlukla başarılı komedi filmlerine imza attığını kabul etmek gerekir. Bu kış sezonu Hükümet Kadın 2, derken büyük bir gişe başarısı sağlayan Düğün Dernek ve Düğün Dernek fırtınası devam ederken Patron Mutlu Son İstiyor ile BKM'nin beyazperde çıkarması devam ediyor. Düğün Dernek'in galasındayken beklentimizi düşük tutup büyük bir sürpriz ile karşılaşınca bu sefer daha bir bilinçli ve ümitli olarak filmi izledik ve şaşırmadık.
    
Yapımcı İsfendiyar, senaristlik yapan Sinan'ı romantik komedi filmi senaryosu yazması için Kapadokya'ya gönderir. Burada bir butik otele yerleşen Sinan zor durumdadır. Çünkü ne yazacağı konusunda hiçbir fikri yoktur. Üstelik düşünmek için de yeterli zamana sahip değildir. Patronu, işini bir an önce bitirmesi için ona baskı yapmaktadır. Sinan, butik otelin sahibi olan İzzet Bey'in kızı Eylül ile tanışır ve ondan çok etkilenir. Hatta ondan ilham alarak yazacağı senaryoyu kendinin ve onun üzerine kurmaya karar verir. Ancak bir sorun vardır: Eylül, ünlü bir oyuncu olan Faruk ile nişanlıdır. Faruk ile Sinan birbirlerini uzun zamandır tanımaktadırlar ve bu tanışıklık pek hoş anılarla dolu değildir.
    
Aslında hikaye çok çok basit.. Ahım şahım, 10 numara 5 yıldız bir yanı yok. Ama zaten gerek de yok. Senaryo usta kalem, oyuncu, yapımcı ve çoğaltabileceğimiz bir çok özelliğe sahip bir isime, Yılmaz Erdoğan'a ait. Tolga Çevik ve Ezgi Mola gibi iki popüler ve sevilen ismin doğal ve samimi oyunculuğu bu senaryo ile birleşince, böyle sımsıcak bir film ortaya çıkıyor işte. Tolga Çevik'in hayat verdiği Sinan karakterinin sakar ve komik hallerine gülmemek mümkün değil. Ezgi Mola'nın rahat ve cana yakın Eylül karakteri de çok sempatik. Erkan Can'a ise rolü bir kez daha cuk oturuyor. Ama filmin asıl rol çalan kısmı o müthiş derecede etkileyici planları. 
 
  
Baştan sona Kapadokya'da geçen filmin büyüleyici kısımlarını bu planlar oluşturuyor. Kapadokya'ya bir kez daha aşık oluyorsunuz. Resmen büyüleniyor ve içinizde oralara gitme isteği oluşuyor diyebilirim. Heleki dijital bir salonda izliyorsanız filmi, kristal netleğinde HD görüntü Kapadokya'yı tek kelime ile harika gösteriyor. Bu görüntülere yönetmenin yavaş ama sabit olmayan kamera hareketleri, ve tercih ettiği geniş kadrajlar eklenince, filmi başka boyutlara taşıyor diyebilirim rahatlıkla. O doğal güzellik, balonlar, atmosfer.. Eminim Kapadokya'nın iç turizmini patlatacaktır bu film. 
    
Film baştan sona pozitif enerji deposu gibi.. Nitekim yüzde kocaman bir gülümseme ile izletiyor kendini, aynı 70'li yılların Yeşilçam filmleri gibi. Bir kere çok basit ve yorucu değil. Görsel açıdan zaten büyüleyici.. Duygusal, romantik, komik, eğlenceli.. Düğün Dernek gibi kahkahalara boğmuyor belki ama vaad ettiği eğlenceli dakikaları sunuyor. Kısaca; eksik taraflarına rağmen izlenmesi gereken bir yapım Patron Mutlu Son İstiyor. Gidin, zihninizi boşaltıp fazla gözünüzde büyütmeden seyredin derim..     (8.5/10)


Galada Ekip
   
25.12.2013 Kanyon Cinemaximum Gala


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder