14 Mart 2014 Cuma

Sadece Sen


Türk sinemasının bir çok klişelerinde, aslında yabancı filmlerden esinlenildiğini biliriz. Ama yinede bir 'Klasik Türk Filmi tadında' diye bir tabir vardır.. Gerek 50 yıl önce olsun, gerekse şimdiki zamana baktığımızda belli kalıplar tazeliğini hiç bir zaman yitirmez. Aslında Güney Kore yapımı olan Always/Only You filminden uyarlanan Sadece Sen, işte bu klişeleri sade bir anlatım diliyle önümüze sunuyor. Bir bütüne baktığımızda da kimi zaman gülümseten çoğu zaman duygulandıran ama izleyenin yüreğine dokunan bir film ortaya çıkıyor. 
   
Filmin çekim aşamasından itibaren meraklı bir takipçisiydim. Çünkü filmin senaristleri, Romantik Komedi serisi ve Başrolde Aşk ile tanıdığımız iki isim; Aslı Zengin ve Ceren Arslan. Aslı Zengin, son dönem Türk sinemasının en güçlü kalemlerinden biri. Yazdığı film / dizi senaryoları olsun, kitabı olsun, romantik komedide iddialı isimlerinden başında geliyor. Bu sefer bizleri şaşırtarak duygusal bir dramaya imza atıyor bu ikili. Her ne kadar film uyarlama olsada bir kez daha iyi bir işe imza atıyorlar ve senaryonun Türkçeleştirilmesi ve bizlere uydurulmasının altından başarı ile kalkıyorlar.
   
Sadece senaryo mu? Hayır.. Filmin öne çıkan bir diğer unsuru ise oyunculukları. Belçim Bilgin, Aşk Tesadüfleri Sever'deki oyunculuğunu burada da devam ettiriyor. Samimi, içten ve etkileyici. İbrahim Çelikkol ise bence yeteneğini konuşturmuş. Dövüş sahnelerinden tutunda dramın tavan yaptığı sahnelerde resmen gözleri ve mimikleri ile oynuyor.
    
   
Filmin çekimleri, planları, dekorlar, vs. kısaca çok güzel. Detaylar iyi düşünülmüş. Dövüş sahnelerinin etkileyiciliği, kaza sahnelerinin gerçekçiliği 'vay bee' dedirtiyor. Müzikler deseniz tek kelime ile müthiş. Ferda Anıl Yarkın'dan yıllar önce dinlediğimiz, söz ve müziği Mustafa Sandal'a ait olan 'Sonuna Kadar Geldik Aşkın' şarkısını filmde hissederek duyuyorsunuz ve bir anlıkta olsa 90lara gidiyorsunuz.
     
Filmin türü itibariyle tempo biraz yavaş gelebilir ama bu sizi yanıltmasın. Sonuçta duygu yükü ağır bir dram ile karşı karşıyayız. Filmde komedi unsurları çok düşük dozda yer alıyor. İster istemez insanı gülümseten yerler yok değil..  Tamam kabul ediyorum klişeler biraz fazla; (fazla sürprizleri bozmadan, körlük, kaza, tesadüfler diyeyim..) ama yukarıda da dediğim gibi orjinal filme sadık bir uyarlama ile karşı karşıyayız. Göz yaşlarınızı tutamayabilirsiniz.. Kimi yerlerde tüyleriniz diken diken olabilir. Tamamen filmin içine ne kadar girebildiğinize bağlı.. Bence izleyin ve denizdeki salıncağın büyüsünü sizde yaşayın..       (8.5/10)
    
   


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder