24 Ağustos 2014 Pazar

Uçuş 7500, Kemerleri Bağlamaya Gerek Var mı?


Uçakta geçen gerilim, aksiyon, korku ve komedi filmlerini çok izledik bu zamana kadar. Ama fantastik öğeleri ve gerilimi harmanlayan, biraz Uzak Doğu tadında, biraz Amerikanvari bir film olan Uçuş 7500, uzunca bir bekleme süresinin ardından Türk izleyiciler ile buluştu. Uzun bekleme süresi dedim çünkü 2012'de çekilen filmin vizyonu başta Amerika olmak üzere sürekli erteleniyor. En son Mart-Nisan 2014'te Amerika'da vizyona girmesi planlanan film, Malezya Havayolları uçağının esrarengiz bir şekilde kaybolmasının ardından tekrar süresiz ertelendi. (IMDB'ye göre 3 Ekim 2014'te ABD vizyonu kısıtlı olarak başlıyor.) Ama bu yaz Türkiye'de vizyon şansı buldu.

Daha çok TV filmi havasında olan filmin yönetmeni Garez filmlerinden tanıdığımız (Hem Uzak Doğu hem de Hollywood versiyonlarını yöneten) Takashi Shimizu. Kadro ise fazla bilindik isimler yerine daha çok TV dizilerinden aşina olduğumuz yeni nesil oyunculardan seçilmiş. Fazla bir beklenti içine girmemek lazım...

 Klasik bir Atlantik aşırı uçuştayız. Uçakta ilginç ilginç çiftler mevcut. İlk etapta kişilere odaklanıyoruz. Hikayelerine, ilişkilerine, kimi yeni evli, kimi boşanmış ama gizliyor, kimi hırsız, kimi yasak aşk yaşıyor, bu esnada uçak da havalanıyor. Çok klişe tabii.. Asıl gerilimin dozu bir yolcunun (ki tekinsiz olduğu her halinden belliydi filmin başından beri) fenalaşıp ölmesi ile artmaya başlıyor. Sonra hafif hafif Garez'e sarıyoruz. Gerek Halka'da olsun, gerek Garez serisinde olsun bu filmde de korku ve gerilimin dozu aslında çok yüksek tutulmuyor. Yaş sınırını düşük tutmak için (ticari amaçlı biraz da) kanlı sahnelerden çok gizem unsurlarının üzerinde fazla duruluyor. Zaten ittirme ilerleyen film, sonlara doğru sürpriz bir final yapmaya çalışıyor ama zorlama olmaktan öteye gitmiyor. 

Fazla uzun olmayan süresi ile filmin sıkıcı olduğunu söyleyemeyeceğim ama beklentileri de, hele ki fragmanını izlediyseniz, pek karşılayamıyor. Bir Garez'in yarattığı etkiyi oluşturuna kadar film bitiyor. Spoiler vermemek adına pek detaya girmiyorum ama senaryonun ve oyunculukların kötü olduğunun altını çizmek isterim. Hikaye fena değil ama yeni bir şey sunmuyor. Kısaca, biraz hoplayıp zıplayıp, iki gerilip, üç gülüp geçilecek filmlerden biri daha Uçuş 7500. Evde birkaç arkadaş mısır patlatıp izleyebilirsiniz. Büyük vakit kaybı değil...    (4.5/10)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder