19 Ekim 2014 Pazar

Bir David Fincher & Ben Affleck Filmi: Kayıp Kız / Gone Girl



Sinema sektöründe, özellikle Hollywood kökenli filmlerde, yönetmenlerin bir çoğu standart bir iş çıkarıp filmin ön planına çıkamazlar. Oyuncular, hadi bilemedin biraz da senaryonun etkisi, filmin başarısına, ki bu ticari anlamda karşılık bulursa bir anlamı vardır Hollywood için, destek olmaktadır. Nitekim hem Hollywoodlu olup hem de kendi türünü oluşturan yeni nesil yönetmenlerden biridir David Fincher bence. Seven, The Game, Panic Room, Zodiac, Benjamin Button, The Social Network ve The Girl with the Dragon Tattoo US filmleri ile inişli çıkışlı bir grafiğe rağmen tarzını oturtmuş, üstüne iki kere en iyi yönetmen dalında Oscar'a aday olmuş bir yönetmendir kendisi. Kurgusuyla ve çekimiyle filmlerine imzasını atan yönetmenin son filmi ise çok satan Gone Girl kitabından uyarlanan Kayıp Kız.

    
Filmin türü gizemli gerilim. Buradan da anlaşılacağı üzere  epey sürprizli ilerliyor film. 2,5 saatlik süresi ile su gibi akıp giden Kayıp Kız'ı şu şekilde özetleyebiliriz; Bir sabah eve geldiğinde eşinin kaybolduğunu gören Nick Dunne (Ben Affleck) ilk etapta eşini bulmaya çalışıyor, tabii medyanın desteği ile. Daha sonra ise cinayet suçlamasıyla karşı karşıya kalıyor. Film bu kadarla sınırlı değil tabii ki. Ama sürprizleri bozmamak adına detaylarına girmemek daha uygun. 
    
Gelelim oyunculuklara... Ben Affleck kesinlikle mimikleriyle, tavır ve tarzıyla iyi bir iş çıkarıyor. Dediğim gibi detay yok, filmi izlerken (ya da izlediyseniz) ne demek istediğimi anlayacaksınız. Filmin asıl devleşen iki oyuncusundan ilki Rosamund Pike, yani kaybolan kızımız. Flashbackler ve günlüğünü yazdığı sahnelerde anıları hatırlarken tamamen güzelliği kadar yeteneğini de konuşturuyor. Zamanında Bond kızı bile olan usta oyuncu, bu zamana kadar neden başrollere yükselemedi anlamış değilim. Ama Kayıp Kız kariyerinde büyük bir dönüm noktası olacaktır şüphesiz. Bir diğer parlayan isim ise Dedektif Rhonda Boney'e hayat veren usta oyuncu Kim Dickens. 
    
Kayıp Kız'ı illa bir filme benzeteceksek Se7en vari Zodiac demek yanlış olmaz. Sonuçta hepsi birer David Fincher filmi. Ama Kayıp Kız'ı Se7en ile aynı seviyede tutmak saçma olur. Gizemse gizem, gerilimse gerilim. Kayıp Kız vaadini yerine getiren bir yapım. Fincher'ın kamera kullanımı, o kendine has kurgusuyla birleşince, ortaya sürprizleri ile insanı daha da içine  çeken bir film çıkıyor. Her ne kadar Panik Odası'ndaki gibi tavandan tabana kesintisiz kamera hareketi gibi bir çekim içermese de David Fincher ismine olan güven bile yetiyor. Amerikan medyasına ve polis departmanına yapılan taşlamalar ise tam nokta isabet olmuş diyebiliriz. 
    
Filmin senaryosu ise kitabın yazarı olan Gillian Flynn'e ait. Zaten uyarlamalarda kitapların yazarları işi ele aldıklarında bir tık daha olumlu sonuçlar doğuyor. Nitekim senaryo daha iyi olamazdı sanırım. Eğer kitabı okumadıysanız ki filmi izlemeden önce okumanızı tavsiye etmem, filmin tam tadına varacaksınız. Akabinde kitabı okuyarak daha da detayları yakalamanız mümkün. (Ki ben şuan öyle yapıyorum.) 
    
David Fincher sinemasını seviyorsanız, film izlerken bir yandan kafanızdan puzzle çözmek istiyorsanız, Kayıp Kız'ı muhakkak izlemenizi tavsiye ederim. Senaryosu iyi, oyunculuklar muhteşem, yönetmen zaten usta, daha ne denir ki. Belki bir baş yapıt değil, eksiler mevcut ama finali ile de kendine has noktasını koyan David Fincher'ın hatrına izlenebilecek bir film. Yönetmenin filmografisinde bence üst sıralarda yer alacak (Top 3'e giremez ama) bir yapım ayrıca. Filmin 18+ olduğunu da hatırlatayım. Ne olursa olsun kaçırmayın derim...     (8.5/10)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder