18 Ekim 2014 Cumartesi

Broadway İstanbul'da: Güzel ve Çirkin Müzikali



Geçen yıldan beri iddialı müzikalleri ayağımıza getiren Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi, bu sene de başta Broadway olmak üzere, birbirinden farklı ve ses getirecek sahne sanatlarını İstanbul'a taşımaya devam ediyor. Notre Dame de Paris müzikali (2014 Mart ayında) sırasında lansmanı yapılan iki müzikalden ilki olan Güzel ve Çirkin, Ekim ayı boyunca Zorlu PSM Ana Tiyatro'da sergileniyor. 
   
Bu tabii zamanın su gibi akıp geçtiğinin kanıtı bence. Notre Dame de Paris'i izlerken taa Ekim ayında gelecek müzikalin, hatta bir sene sonra Nisan'daki Phantom of the Opera Müzikali'nin biletlerinin satışa çıkmasını garipsemiş, kim öle kim kala felsefesi ile biletleri daha sonra almaya karar vermiştik. 
    
Öyle böyle derken Ekim ayı geldi çattı ve en iyi müzikal dalında Tony ve Olivier Ödülleri sahibi Beauty and the Beast, orjinal yaratıcıları ile 20. Yıl Özel Turnesi kapsamında Türkiye'ye geldi. Oscar ödüllü bir animasyon olan Güzel ve Çirkin, Broadway'e uyarlanan ilk ve en başarılı Disney filmi. 13 yıldır da dünyayı dolaşıyor. 20'den fazla ülkede 35 milyondan fazla seyirciye ulaşan ve 28 bin kez sahnelenen Güzel ve Çirkin, genç ve yeni bir kadro ile İngilizce olarak İstanbul'da.
    
Gelelim müzikalin detaylarına. Sanıyorum ki büyük bir çoğunluk Oscar Ödüllü Güzel ve Çirkin animasyonunu izlemiştir. Lanetlenip canavar dönüşen bir prens ile köylü güzel Belle'in aşkı... İşte bu masalı canlı canlı sahnede yaşıyorsunuz bu müzikal ile. Rengarenk, cıvıl cıvıl bir dekor, oyuncu performasları, şarkılar, kısaca herşey dört dörtlük ilerliyor. Sahne geçişlerinin hızı, o dekorun çeşitliliği gerçekten büyüleyici. 
    
Oyuncuların hepsi birbirinden usta isimler. Sahnede hem rol yapmak, hem mimik yaparak canlı canlı şarkı söylemek kolay iş değil vesselam. Belle rolündeki Hilary Maiberger güzelliği olduğu kadar yeteneği ile de büyülüyor. Çirkin'den Gaston'a, Lumiere'den Mrs. Potts'a kadar tüm oyuncular kusursuz performanslar sergiliyorlar. Hayran kalmamak elde değil. 
    
Ama insanı asıl büyüleyen, dekorun ve kostümlerin uyumu. Animasyon film bildiğiniz canlanıyor ve izleyiciyi canlı canlı içine çekiyor. O canlı renkler, ışıklar, olayı iyice 3 boyutlu hale getiren efektler, hepsi ama hepsi sahne sanatını bir tık ileriye taşıyor. Zaten asıl etkileyici kısımlar da bunlar oluyor. Kuru kuru tek bir planda ilerleyen bir tiyarto değil bu müzikal olayları. Aynı geçen yıl izlediğimiz Notre Dame de Paris'de olduğu gibi...
    
130 dakikalık bu rüya aleminden hiç çıkmak istemeyeceğinize şüphem yok. Müzikalin en büyüleyici sekansı ise Be Our Guest şarkısının koro eşliğinde sahnelendiği bölümdü bence. Nitekim filmin de en yoğun, en kabalık, en hareketli kısmını oluşturan bu bölüm sahneye daha başka nasıl uyarlanabilirdi bilemiyorum. Kesinlikle 'anlatılmaz yaşanır' anlardan biri. 
    
Kısaca; tane tane ve anlaşılır ingilizcesi ile üst yazı okutturmayan, Türkiye'de göremeyeceğiniz, bulamayacağınız bir sanat ayağımıza gelmiş. Kaçırmamanızı tavsiye ederim. Özellikle çocuklu ailelerin çocukları ile gidebileceği (çocukların okumasına, anlamasına gerek yok, izlesinler yeter) bir görsel şölen. Bir müzikalden beklenen herşeyi veren Güzel ve Çirkin'i bir kez izlemek yetmeyecek şüphesiz. Ama hayata anlam ve anı katacak, sizleri bir anlık gerçek dünyanın çirkinliğinden koparacak harika bir deneyim Beauty and the Beast. 
    
Ben bayıldım, bayıldım, bayıldımmm... Şimdi davetli olarak bir kez daha izleyeceğim. Ve iyice hafızama kazıyacağım... İmkanınız varsa 1 dakika bile düşünmeden bu müzikali izleyin.    (10/10)









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder