29 Ekim 2014 Çarşamba

Korku Seansı'ndan Çıkan Annabelle



2013 yılının en iyi korku gerilim filmlerinden biriydi Korku Seansı / The Conjuring. (Korku Seansı / The Conjuring filmi hakkındaki yazıma buradan ulaşabilirsiniz.) İzleyenler hatırlar; Filmin açılış sahnesi, Annabelle adlı Chucky misali lanetli bir bebekle gerçekleşiyordu. Buradan yola çıkarak Annabelle'in kendi filmi ile bu ay beyazperdeye konuk olduğunu görüyoruz. 
     
Korku Seansı'ndaki açılış sahnesinin çok kısa bir kısmını gördükten sonra Annabelle'in hikayesine başlıyoruz. Annabelle bir koleksiyon bebeği ve John Form, eşi Mia'ya koleksiyonunu tamamlaması için bu bebeği hediye ediyor. Böylece tipinde bile hayır olmayan bebek evdeki baş köşesine yerleşmiş oluyor. Doğuma az vakit kala Form çifti, bir gece evlerinde saldırıya uğruyorlar. Satanist bir tarikatın üyeleri olan saldırganlar, etkisiz hale getiriliyor ama lanetlerini de bu uğursuz görünümlü gudubet bebeğe aktarıyorlar. Bundan sonra Form ailesinin hayatında yavaş yavaş paranormal aktiviteler baş göstermeye başlıyor.
     
Annabelle, korku gerilim türünün tüm klişelerini içerisinde barındırıyor. Paranormal Activity filmlerindeki gibi yüreği ağıza getiren sekansları yönetmen müzikle tamamlıyor. Ses arttıkça filmdeki gerilim dozu yükseliyor. Dikiş dikme sahnelerinde veya popcorn sahnesinde bunu çok daha iyi fark ediyorsunuz. Yerde sürüklenme, hızlıca kapanan kapılar, kendiliğinden çalışmaya başlayan cihazlar, sönen ışıklar burada da var. Olacakları tahmin etmek güç değil. Ama yönetmen yine de tüm bunları yeni bir şey sunuyormuş gibi hikayeye harmanlayarak sunmayı ihmal etmiyor. Bu klişelere ilaveten bir de bebek figürü var ki (Form çiftinin gerçek kızları, oyuncak olan değil) daha önce benzer filmlerde gördüğümüz tüm içerikleri barındırıyor.
   

Gerçek hayatta ismi Annabelle (Tesadüfün bu kadarı) olan Mia, oyunculuğu ile göz dolduruyor. Gözlerindeki dehşet ifadesi o kadar gerçekçi ki filmdeki tüm klişelere rağmen korkuyu gerilimi iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor. Keza diğer tüm yan karakterler hikayeyi fazla bulandırmadan, dozunda oyunculukları ile filme artı puan kazandırıyorlar.
      
Gerilim sahnelerinin haricinde Annabelle tür olarak beklenini karşılıyor diyebiliriz. Konusu itibariyle bir dönem filmi olduğunu da göz önünde bulundurursak, 60ların sonu 70lerin başını detayları ile perdeye yansıtıyor yönetmen. Renkler, ışıklar vs. tüm bu dönemin atmosferini yansıtacak cinsten. Oyuncak bebeğin kendisi gibi...Ayrıca filmin görselliği ve efektleri konusunda da bonkör davranılıyor. İblislerin görüntülerine kadar herşey açık ve net.  
       
Kısaca Annabelle, perdede görmeye alıştığımız gerilim sahnelerini bir kez daha sunuyor bizlere. Ama bu durum filmden beklentimizi karşılayacak boyutta olduğu için filmi olumsuz etkilemiyor. Yine izlerken geriliyorsunuz, yine kalp atışlarınız hızlanıyor. Bir kaç sahnede zıpladığımı itiraf etmeliyim ki filme girerken tam da bunları yaşamayı umuyordum. Sonuçta tekinsiz lanetli bir bebek filmi izlemeyi bekliyoruz ve olması gerekenleri bir bir çıkarıyor yönetmen karşımıza. Artı olarak başarılı bir hikaye ve oyunculuklar ile birlikte geliyor herşey. O yüzden Annabelle'i izlemenizi öneririm. (Mümkünse bir salon dolusu ergenle değil tabii.) Yeri gelmişken Korku Seansı / The Conjuring'in ikinci filminin de yolda olduğunu müjdeleyelim..             (7/10)







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder