26 Eylül 2015 Cumartesi

Minyonlar / The Minions


Bu senenin merakla beklediğim animasyon filmiydi Minyonlar / The Minions. Daha önce Çılgın Hırsız serisinin yan karakteri olan bu sevimli sarı yaratıklar dünya genelinde bu kadar sevilince, kendi filmlerinin yapılması tabii ki kaçınılmaz oldu. Fragmanları ile izleyiciyi kahkahaya boğan film ülkemizde biraz geç vizyona girse de hem minikleri hem de büyüklerin kalplerini fethettikleri şüphesiz. Peki Minyonlar ne kadar çocuk filmi ne kadar yetişkin filmi? Yarattığı büyük beklentiyi karşılayabildi mi?
    
Öncelikle şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Buz Devri serisinde olduğu gibi bu Minyonlar'da da karnıma ağrı girene kadar güldüğüm yerler epey oldu. Zaten bu beklenti ile gittiğim, kendimi de buna hazırladığım için moda girmem zor olmadı. Bir de filme kalabalık arkadaş grubuyla gidince, kendimizde bu havayı desteklemiş olduk. 
    
Minyonlar'ın yaş sınırı 7A olarak belirlenmiş ki çok yerinde bir tespit. Bana kalırsa 7+ bile olabilirmiş. Konu itibariyle şiddete meyilli bir çizgide ilerleyen film bu anlamda ne kadar küçüklere hitap ediyor burası sorgulanır. Bir kere Minyonlar kötü bir efendi arıyorlar film boyunca. Çılgın Hırsız filminin yıllar öncesinde geçtiğini göz önünde bulundurursak epey bir efendi geçiyor ellerinden. Tabi sevimlilikleri bu kötülükleri epey bir bastırıyor. Kötüyü destekleme, işkence sahneleri (komik tabii ki), en kötü kadın karakterin hayranı olan adamların onun gibi giyinmeleri, atom bombası yutup patlayan ve sevdiklerini üzen, dayak yiyen Minyon gibi sahneler bir yetişkin olarak bana bile fazla geldi yer yer. Denizden çıplak çıkan Minyon'un utanıp deniz yıldızları ile sadece göğüs kısmını örtmesi, tamam çok komik bir sahneydi ama çocuklar bunu anlayamazdı sanıyorumki. 
    
Minyonlar'ın en büyük artısı sevimlilikleri ve komiklikleri. İşte bunlar minik izleyicileri fethettikleri nokta oluyor. Biz yetişkinler sahne geneline gülerken küçüklerin konudan çok tiplere ve hareketlere güldüklerine şüphem yok. Keza yanımızda oturan, çoraplarından tshirtüne kadar Minyon fanatiği olan ufaklık gözlemlerime annesiyle birlikte destek oldu. 
     
Minyonlar İngilizce, Fransızca ve İtalyanca'dan bozma Minyonca dilinde konuşuyorlar. Bir kaç kısım hariç Türkçeleri (Dublajları) yok maalesef. İngilizce biliyorsanız bir çok kısmı yakalamanız mümkün. Onlar bile çok komik, tabii anlayana... 'Bananaaa'
    
Minyonlar'daki en kötü karakter olan Scarlett Overkill'i orjinalinde Sandra Bullock seslendiriyor. Orjinal seslendirmeyi fragmandan izleyenler farkedecektir sesin karaktere uyumu diye bir şey var ve Sandra Bullock on numara bir seçim olmuş Scarlett için. Fakat Beren Saat'li Türkçe Dublaj bana aynı keyfi veremedi. Beren Saat'e yıllardır çok alışmış olduğumuz için mi bilemiyorum, o sempatik yüzü Scarlett konuştukça hep gözümün önünde canlandı ve bir türlü karaktere oturamadı. Tamam Türkiye'nin en popüler iki ismi olarak Kenan Doğulu ve Beren Saat çiftinin dublaj için seçilmiş olması reklam açısından çok iyi bir hamle olabilir ama film için 'bence' olmamış.
    
Genel itibariyle çok keyifli bir film Minyonlar. Moda sokabiliyorsanız kendinizi çok eğleneceğinize şüphe yok ama film olarak o arada sıkışmışlığı çok rahat farkedebiliyorsunuz. Çılgın Hırsız'ın seviyesinin altında, Pixar filmlerinin daha da altında kalan bu film Minyonlar'ın komik skeçleri ile izlenip unutulacak cinsten. Filmin sonunu da süper bir şekilde Çılgın Hırsız'a bağladıklarını söylemeden geçemeyeceğim. Bence 3 boyutlu olarak sinemada izleyin, gülün, eğlenin...   (7.5/10)








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder