11 Aralık 2016 Pazar

Bu Görümce'den Korkulur


Gelin - Kaynana çekişmelerini gerek TV'de gerekse filmlerde bolca görmüştük ama ilk defa Görümce karakterinin ön plana çıktığı hatta başrol olduğu (ki filme de adını veriyor) bir filmle karşı karşıyayız. Deliha ile ilk sınavını başarıyla veren Gupse Özay, yine senaryosunu kaleme aldığı ve başrolünde oynadığı Görümce ile sinemalarda.
    

7 Aralık 2016 Çarşamba

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!


haydar-colakoglu-yolo-uygulama

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
   

20 Ekim 2016 Perşembe

Cehennem'e İki Bilet Lütfen!


Da Vinci'nin Şifresi ve Melekler & Şeytanlar'dan sonra 3. bir Dan Brown kitabı daha beyazperdeye geliyor; Cehennem / Inferno. Çok satanlar listesinde aylarca başı çeken kitabın uyarlamasını bir kez daha Tom Hanks & Ron Howard ikilisi sırtlanıyor. Aksiyonu bol ve bir o kadar da gizemli olan film, 13. yy'da yaşamış İtalyan ozan ve politikacı Dante'yi ve yazdığı İlahi Komedya'sını merkezine alıyor.
   

15 Ekim 2016 Cumartesi

Bridget Jones Anne Oluyor.. Bridget Jones'un Bebeği Geliyor!


2000'li yılların efsane karakteri Bridget Jones, kitapları olduğu kadar filmleriyle de dünya genelinde ses getirmişti. İngiliz yazar Helen Fielding'in hayali karakteri Bridget Jones, bir bakıma dünyadaki kadınların ortak sorunlarının buluştuğu, her kadının kendinden bir iz bulduğu karakterdi. İçki ve sigara düşkünlüğü, kilo probleminin yanında sürekli zayıflama arzusu ve tabii ki 30lara gelip evlenememiş olmak. (Daha doğrusu gerçek aşkı bulamamak.) 2001 ve 2004 yıllarında izlediğimiz filmlerden sonra bu sefer bir kitap uyarlamasından ziyade direk olarak yeni bir filmle karşı karşıyayız; Bridget Jones'un Bebeği / Bridget Jones's Baby.

7 Eylül 2016 Çarşamba

Hayat Işığım / The Light Between Oceans


Woody Allen'ın son filmi Cafe Society'den önce fragmanını izlemiştim Hayat Işığım / The Light Between Oceans filminin. Fragmandan konu az biraz belli ediyordu kendini. Böyle iddialı bir kadro (hele ki 2 kadın başrol Oscarlı, başrol erkek ise Oscar adayı olmuş) bir araya gelmiş, bu filmi pas geçmek olmazdı. Türünün biraz romantik ama epey bir ağlamaklı dram olacağını bilerek, sonunu da tahmin ederek filmi izledim. 
   

5 Eylül 2016 Pazartesi

Star Trek Sonsuzluk


J.J. Abrams önderliğinde 2009 yılında beyazperdede yeni bir seriye başlayan Star Trek, 2016 yılının yazına 3. filmiyle damgasını vuruyor. Bu sefer yönetmenlik bayrağını aksiyon konusunda Hızlı ve Öfkeli serisi ile kendini ispatlamış bir isim olan Justin Lin, J.J. Abrams'dan devralıyor ve J.J. Abrams ise yapımcı olarak filme desteğine sunuyor. Türünün sınırlarını zorlayan, aksiyon dozu artan bir içerikle gelen bu üçüncü film bilim kurgu severleri sinemalara çekecek görünüyor. Peki fanlar ne kadar memnun bu işten? Star Trek Sonsuzluk / Star Trek Beyond orjinal dizinin tadında bir hikaye ile sinemalarda...

3 Eylül 2016 Cumartesi

Disney Pixar'dan Yeni Bir Şaheser; Kayıp Balık Dori / Finding Dory


Pixar'ı satın alıp güçlenerek kendi kulvarında birinciliği bırakmayan Disney, yine Pixar stüdyosundan bir devam filmiyle karşımıza çıkıyor. 2003 yılının efsane filmlerinden biri olan, büyük küçük herkesçe sevildiği gibi dönemin en teknolojik görselliğiyle büyüleyen animasyon film Kayıp Balık Nemo, tam 13 yıl sonra devam filmine kavuşuyor. Benim gibi Nemo fanlarının yıllardır dört gözle beklediği filmin adı da Kayıp Balık Dori / Finding Dory oluyor ve başrolü bu sefer kısa süreli hafıza kaybı yaşayan sevimli mavi balığımız Dori'ye veriyor.
  

13 Ağustos 2016 Cumartesi

San Francisco'da Bir Hafta... Önce Kısa Bir Hazırlık



San Francisco... Amerika'nın en büyük ve en çekici, 2 büyük deprem atlatmış ama ihtişamını korumaya devam etmiş şehirlerinden biri. 1906 yılındaki depremden ve yangından sonra neredeyse komple yok olan San Francisco akabinde tekrar kurulmuş, 1989 yılında yine büyük bir deprem yaşamış. Bu sefer yıkım, can ve mal kaybı 1906'ya kadar çok az olmuş yine de şehir depremle yaşamayı öğrenerek yaralarını sarmıştır. (O esnada oynanan baseball maçı sayesinde TV'de naklen yayınlanan ilk büyük deprem olma özelliğini de taşıyor.) San Francisco'nun tarihi ile ilgili en geniş bilgiyi internet ansiklopedisi olan Vikipedi'den okuyabilirsiniz. 
   

24 Temmuz 2016 Pazar

Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit, Yine Aynı Tehdit


Kurtuluş Günü / Independence Day, 1996 yılında vizyona girdiğinde özellikle lise-üniversite çağındaki gençleri epey bir eğlendirmiş, yeni yeni görmeye alıştığımız efektlerle büyülemişti. Sonuçta CGI efektler, 90lı yıllara tekabül eden sinemada büyük bir devrimdi. Sadece bunun hatırına tüm senaryodaki saçmalıklar, ABD propogandası vs. göz ardı edilebilmiş ve Kurtuluş Günü tüm dünyada beklentilerin üstünde bir gişe başarısına imza atmıştı. 
   
Şimdi ilk filmden yani püskürtülen uzaylı istilasından 20 yıl sonrasındayız. Yönetmen Roland Emmerich bir kez daha yönetmen koltuğunda ve 20 yıl önceki ekibin büyük çoğunu toplamış. Hatta yeni karakterler de eklemiş (doğal olarak). Bir tek Will Smith'in olmadığı dev kadro ile yola çıkan yönetmen, Kurtuluş Günü 2: Yeni Tehdit / Independence Day: Resurgence ile 20 yıl önce başarısız olan uzaylıların 2. denemesini beyazperdeye taşıyor.
   

22 Temmuz 2016 Cuma

Senden Önce Ben


Romanların beyazperde uyarlamaları çoğu zaman hayal kırıklığı olmuştur. Sonuçta 300-400 küsür sayfalık bir romanın her sayfasını perdeye aktarmak ne yazık ki mümkün olmamaktadır. Tabii bu durum her uyarlama için geçerli değil. Beyazperdeye satır satır aktarılan Hobbit'i saymazsak eğer, özellikle romantik-komedi ya da dram türündeki bir kitabın senaryosunu kitabın yazarı kaleme almışsa, o film hayal kırıklığı olmaktan kurtuluyor bence. Artık bu da yazarın romanı bu kadar özümsemesinden kaynaklanıyor olabilir. Tamam, tüm filmleri genelleyemeyiz belki ama örneğin Bir Gün / One Day filmi, yazarı filmin de senaristi olan başarılı bir uyarlamaydı. Şimdi ise karşımızda romantik dramanın bir örneği olan Senden Önce Ben / Me Before You duruyor. Jojo Moyes'in 2012 yılında yayınlanan romanı Senden Önce Ben, aynı isimle, İngiliz yapımı bir film olarak şuan sinemalarda. 
   

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Manny, Sid, Diego ve Scrat Geri Dönüyor... Buz Devri, 5. Kez Beyazperdede


Hedef kitlesini değiştiren animasyonların öncüsüdür Buz Devri. Eskiden sinemaya çocuklarını animasyon film seyretsin diye götüren yetişkinler, şimdi kendileri için de gider oldular. Bunda Buz Devri serisi gibi filmlerin etkisi büyük. Gerek içerik, gerekse espriler anlamında küçüklere olduğu kadar büyüklere de hitap eden ve bir çok kişinin favori serilerinden olan Buz Devri, 5. uzun metraj sinema filmi Buz Devri 5: Büyük Çarpışma / Ice Age: Collusion Course ile  beyazperdeye geri dönüyor. Her halkasında olduğu gibi ekibe yeni karakterler katarak ilerleyen film bir kez daha seyirciyi kahkahaya boğmayı başarıyor.

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Ev Alma Komşu Al, Kötü Komşular Geri Dönüyor...


Boşuna söylememişler 'Ev alma komşu al' diye... Özellikle ülkemizde her geçen yıl azalan komşuluk kavramına 2014 yılında bir Amerikan yorumu gelmişti. Radner ailesinin yanına taşınan erkek öğrenci 'kardeşliği' (ya da öğrenci birliği, veya öğrenci yurdu nasıl uygun görürseniz artık) ile giriştiği mücadeleye tanık olmuştuk. Evet, tipik bir Amerikan komedisi olarak Kötü Komşular, biraz sert bir içerikle seyirciye eğlenceli dakikalar sunuyordu. Gişede belli bir başarı yakalayan her film gibi Kötü Komşular'ın da devamının çekilmesi kaçınılmaz oldu. Kötü Komşular 2 / Neigbors 2: Sorority Rising ile bu sefer yan eve kız öğrenci birliği taşınıyor. Böylece ilk filmdeki sınır tanımaz erkeklerin yerini sisteme kafa tutan kız grubu alıyor.
     

5 Mayıs 2016 Perşembe

Yenilmezler İçerisinde Bir İç Savaş; Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı


2016 yılında, DC Comics'in Superman'i bile Batman'e karşıyken tabii ki beklenen oldu ve Marvel evrenindeki Yenilmezler ekibinin içinde de bir takım pürüzler ortaya çıktı. Bir baktık ki Iron Man, Kaptan Amerika'ya karşıymış... Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı filminin orjinal ismi Captain America: Civil War, yani asıl Türkçe karşılığı iç savaş demek. Buradan da anlaşılacağı üzere asıl konu ekip içerisindeki bölünmeler. Kötü adam sıkıntısı mı var  da bunlar kapışıyor derseniz eğer şunu rahatlıkla söyleyebilirim; çok fena sürprizler var.
   

4 Nisan 2016 Pazartesi

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım


Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.
    
İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.
    
Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.
     
Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.

29 Mart 2016 Salı

YENİ KELEBEK: TELEVİZYON GİBİ AMA ÖTESİ


Kim demiş her kelebek kısa ömürlüdür diye. Evet, türünün tek örneği olsa da bir Kelebek var ki 44 yıldır uçuyor. Her daim genç kalmayı başaran bu Kelebek 2016’da daha da yükseklere kanat çırpıyor.
    
Kelebek benim için Hürriyet’in yanında aldığım ek bir gazeteden öte, okurken eğlenip kafa dağıttığım, bir yandan da pek çok şey öğrendiğim başlı başına bir magazin/yaşam/kültür sanat gazetesi oldu hep. Hatta itiraf edeyim, Hürriyet’i Kelebek için satın aldım çoğu kez. İçten içe de bağımsız bir gazete olmasını istedim, bu fikir bana gayet mantıklı geldi. Çünkü bir çırpıda okunup bitiyordu. Azdı sayfa sayısı.
     
Yıllar içinde Kelebek Hürriyet’ten ayrı, tek başına satılan bir gazete olmadı belki ama 2016 yılıyla birlikte geçirdiği evrimi görünce kendisinin zaten özünde bağımsızlığını çoktan kazanmış bir gazete olduğunu tam anlamıyla fark ettim. Henüz fark etmeyenler de bir Hürriyet aldığında durumu anlayacaklar. Ama yok, ben dayanamayıp “spoiler” vereceğim sanırım. :-)
    
   
Bir kere hafta içi her gün Kelebek artık 2 gazete oldu! Evet, bir solukta okuduğumuz Kelebek’in artık bir de 8 sayfalık “Kelebek 2” isimli bir eki var. Yani hafta sonunu iple çektiğimiz, işe güce boğulduğumuz Pazartesi’den Cuma’ya artık bir değil, iki can simidimiz var. Alanında her daim öncü olan ve rakip gazetelerce sıklıkla taklit edilen Kelebek, bir gazete eki olarak kendi ekine sahip olması bakımından da bir ilke imza atmış oldu.
   

28 Şubat 2016 Pazar

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu


Bugün hayalinizdeki beyaz ve sağlıklı dişlere en pratik şekilde kavuşma yollarını paylaşacağım. İşte dişlerimi korumamı sağlayan ve rahatça gülümseme nedenim 5 diş temizleme pratiğim :)

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

27 Şubat 2016 Cumartesi

Şahan Gökbakar'dan Bir Pazarlama Filmi; Osman Pazarlama


Recep İvedik serisi ile Türk sinemasının gişe rekortmeni olan Şahan Gökbakar, yeni filmi Osman Pazarlama ile hayranlarının karşısına çıkıyor. Bu sefer Recep İvedik'ten daha farklı (Her ne kadar özünde çok benzetsem de) bir karakter çevresinde aynı tarz espriler ve konular ile kendi stilinde yaptığı sinemayı izleyicilerin beğenisine sunuyor.
    
Şu an her sinema kompleksinde 3-4 salonda birden oynayan Osman Pazarlama öncelikle fragmanı ile dikkat çeken bir yapımdı. 3 dakikalık fragmanın, gerçekten filmin en komik sahnelerinin toplandığı bir pazarlama taktiği olduğunu söyleyebiliriz. Neden mi? Çünkü filmin komik sahneleri sadece bu kadarla sınırlı... Bu tamamen benim görüşüm olmakla beraber, herkesin aynı fikirde olacağını sanmıyorum. Biraz daha açacak olursak; fragman beklentileri yükselttiği için hayal kırıklığı da büyük oldu.
    

8 Şubat 2016 Pazartesi

Sinemada Devrim: 4DX


İstanbul bir kaç ay evvel sinemada yeni bir teknoloji ile tanıştı. Şimdilik sadece Marmara Forum Sinemaları'nda (Hani o 16 salonluk Cinemaximum kompleksi) Salon 8'e entegre edilen 4DX sistemi, sinema deneyimini çok farklı bir boyuta taşıyor.
   

31 Ocak 2016 Pazar

Eşek, Köpek, Kedi ve Horoz... İşte Bremen - Almanya


Bremen'in Almanya'daki Konumu
Belki de gitmek aklımın köşesinden bile geçmeyecek olan bir şehirdi Bremen. Almanya'nın kuzeybatısında, Hamburg'un biraz batısında yer alan Bremen eyaletinin baş şehri olan Bremen'i hepimiz o meşhur hikayesi ile biliyoruz. Sağolsun THY'nin yaptığı promosyon ile sadece 260 TL'ye aldığımız gidiş-dönüş biletlerimiz ile Kasım ayının 4 gününü bu gezimize ayırdık. 
    
Weser nehrinin kıyısına kurulan Bremen şehrinin tarihçesi 700'lü yıllara dayanıyor. O zamandan bu yana çok gelişmiş tabii ki ama o butikliğini asla kaybetmemiş. Yani kısa bir hafta sonu kaçamağı için ideal büyüklükte (küçüklükte demek daha doğru olur.) Biz 4 gün yeter diye düşündük, aslında 2.5 günde doya doya gezdik Bremen'i. 1 günümüzde de günübirlik Hamburg turu ayarladık. Gelelim bizim gezimize, akabinde önemli bilgiler kısmında ayrıca bir özet geçeceğim...
    

30 Ocak 2016 Cumartesi

Artıları ve Eksileri ile Bizans Oyunları


Şüphesiz Türkiye mizahının önde gelen isimlerinden biridir Gani Müjde. Gani Müjde ve Tükenmez Kalem ekibi bu zamana kadar bir çok filme ve diziye senaristlik yapmış ve tabiri caizse kendi türlerini oluşturmuşlardı. Gani Müjde'nin 2000 tarihli ilk yönetmenlik filmi Kahpe Bizans senaryosu, oyuncuları ve en önemlisi dönem itibariyle Türk sineması açısından bir dönüm noktasıydı. Gerek filmdeki taşlamalar ve göndermeler olsun gerekse oyuncuların performansı ile yükselmiş, yerli filme ve komediye aç olan bizleri epey tatmin etmişti.
    
İsmi ile olay olan, uzun zamandır gündemde olan Gani Müjde'nin yeni filmi Bizans Oyunları yine bir sömestr tatilini arkasına alarak vizyona girdi. Bizans Oyunları için '16 yıl sonra gelen Kahpe Bizans'ın devam filmi' dersek yanlış olur. Çünkü başlı başına yeni oyuncular ile yeni bir film var karşımızda. Tek ortak nokta 'Bizans'. Kahpe Bizans'ı izlemiş olan kesim artık orta yaş dönemlerinde. Şimdiki hedef kitle Y kuşağı dediğimiz özellikle lise çağlarındaki gençler. 
     

26 Ocak 2016 Salı

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?


Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek


Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme


Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme


Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme


Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)


Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Ocak 2016 Çarşamba

Kardeşim Benim


Afişe bakıp da iki yakışıklı çocuğu bir de güzel  kızı almışlar, muhtemelen bir aşk üçgeni yapıp abi kardeşi birbirine düşürmüşlerdir diye yorum yapıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Kardeşim Benim adı üzerinde kardeşlik kavramı ile ilgili kilit noktaları bolca barındıran, zaman zaman duygulandıran, arada şaşırtan, tüm bunları yaparken de tebessümle kendini izlettiren bir yol filmi. 

16 Ocak 2016 Cumartesi

Park Açıldı, Jurassic World'e Hoşgeldiniz.


Jurassic Park'ın uzun bir süredir Jurassic Park 4 olarak lanse edilen devam filmi nihayet tamamlandı ve Jurassic World adı ile geçtiğimiz yıl vizyona girdi. İlk filmden 22 yıl, Jurassic Park 3'ten de 13 yıl sonra vizyona giren Jurassic World'de 22 yıl önce açılması planlanan fakat yaşanan olaylardan dolayı kapatılan Jurassic Dönem Hayvanat Bahçesi'nin artık açıldığını, rahmetli John Hammond'un hayallerinin gerçekleştiğini görüyoruz. (Hatta websitesinde yazılana göre Park 2005'den beri işletiliyor.) Tahmin edebileceğiniz üzere; yapay da olsa dinozorların da birer canlı olduğunun sıkça hatırlatıldığı filmde, konukların daha çok ilgisini çekebilmek için üretilen hibrit dinozor Indominus Rex'in kaçması ve önüne gelen her canlıyı öldürmesi gerilimi ve aksiyonu tırmandırıyor. Peki Jurassic World ne gibi yenilikler sunuyor?

3 Ocak 2016 Pazar

Kocan Kadar Konuş: Diriliş - Sıra Geldi Evliliğe


Geçen yılın en keyifli filmlerinden (ve kitaplarından) biriydi Kocan Kadar Konuş. Nitekim filmle ilgili yazımda da detaylıca belirtmiştim. (Kocan Kadar Konuş filmi ile ilgili yazıma linkten ulaşabilirsiniz . http://www.aliermanakyuz.com/2015/03/kocan-kadar-konus.html
   
İlk filmi izlerken hatırlarsınız, filmin içinde 2. kitabın tanıtımı yapılıyordu (otobüs durağında) ki devam filminin sinyalleri de veriliyordu. Kocan Kadar Konuş ekibi, gişede de güzel bir başarı yakalayınca, arayı soğutmadan devam filmini de çekip ilk filmin üzerinden bir yıl bile geçmeden 2. filmi seyirci ile buluşturdu. Öncelikle BKM'ye bir teşekkür edelim. Çünkü izleyici olarak böyle keyifli filmlere ihtiyacımız var ve bizi de eğlenceli filmlerle buluşturmaya devam ediyorlar.